Sonbahar Çiğdemi

 

Döngüsel zaman çiçeklerle ve hayvanlarla kodlanmıştır. Güneşin hareketine göre davranan canlılar hayatta kalma savaşı verirler adeta. Binlerce yıl öncesinden bu yana kendine elverişli yaşam alanları arayan insanlar ve hayvanlar göç etmişlerdir. Elverişsiz koşullar göç habercisidir. Nesilden nesile göç yollarının gizli kodları babadan oğula anadan kıza geçmiştir. Hayvanlarda ise durum daha karmaşıktır. yaşam alanları tehlike altında olan bazı hayvan türlerinin ısrarla aynı habitata döndükleri bilinmektedir.

Toroslarda Göç çiğdemi açtığında çadırları toplama ve sıcak bölgeler göç etme vakti gelmiş demektir. Soğukların başlangıcı, yazın sonu ve göç zamanının işareti olmuştur acı çiğdem asırlar boyu. Göçerler çiğdemi görünce toplanıp giderler. Bir yöreye yerleşmiş olanlar için ise kışa hazırlık zamanı gelmiştir. Hayvanların arasından en sağlıklı olanlar  damızlığa ayrılır, sebzeler kurutulur, bağlar bozulur şıralar sıkılır pekmezler kaynatılır.  Kışlık yiyecekler Likya mezarlarına benzeyen ambarlara depolanır.

Pekmez Safari

Likya coğrafyasının en verimli ovalarının yer aldığı Elmalı havzası sahil kentlerinin yiyeceğini ve içeceğini ekip biçtikleri çok önemli topraklar. Pers İmparatorluğu MÖ. 500 yıllarında Batıya düzenlediği seferlerde Elmalı ovasının stratejik noktalarına karakollar kurmuştur. Bu karakollar zamanla Yunan daha sonra da Roma imparatorluğunun hakimiyetine geçmiştir. Satraplıklar kuran ünlü Pers komutanların izleri görülür yörede. Yunan ve Roma kutsal tapınakları, ticaret yolları geçer bu ovadan.

Sonbaharı izlemek için çıktığımız geziye Gilevgi köyünden başladık. Köyün adını “Özdemir” olarak değiştiren işgüzar bürokrasi bölge kültürünü ve tarihini itibarsızlaştırmak için büyük gayret sarf etmişler. Bu bölgede nedense köylerin, dağların ve kimi ovaların eski adlarını değiştirme modası başlatan asker-bürokrat cahiller ordusunun verdiği zarar saddece isim değiştirmekten ibaret değil. Bölgenin üç bin yıllık mimari geleneğini yok edip onun yerine arsa spekülasyonuna yol veren apartmanlaşma, betonlaşma, yeşilin yok edilişini alternatif olarak sunan devlet bürokrasisi geri dönüşü artık imkansız hale gelen zararlar vermiş. Yapılaşma konusunda ciddi çarpıklıkların görüldüğü köyler eskiyle yeninin yanyana geldiği yerel halkın çoğunluğunun büyük şehirlere göç ettiği hayalet köylere dönüşmüş.

20 Ekim 2013 Pekmez Safari 008

Zaman evlerin üzerinde izler bırakmış. Evlerin sahipleri ölmüş,çocuklar arasında tarlalar paylaşılmış ama bu kadar toprakla kaç kişi karnını doyurabilir? Kalabalık ailelerin geçimi zor. Evlerin sahiplerinin çocukları büyük şehirlere göç etmişler. Evleri tamir ettirmek için çocuklar aralarında para toplayamıyor. Çoğu harap durumda evlerin.Köyün nüfusu her yıl azalıyor. Sokaklarda hiç çocuk yok. Köyde sadece yaşlılar kalmış. Ölmeye mahkum edilmiş bir köy bu da.

20 Ekim 2013 Pekmez Safari 097

Ambarların şekli kadar yapıldıkları ağaç ta ilgi çekici. Mutlaka sedir ağacından yapılması gerekirmiş. Bazı ambarların kapılarının üzerinde semboller var. Güneş ve bereket sembolleri. Yıllar öncesinden gelen semboller bunlar. Nesilden nesile, kültürden kültüre taş ustaları ve marangozlar tarafından aktarılan.

 

20 Ekim 2013 Pekmez Safari 094

Elmalı köyleri birer birer boşalırken kalan yaşlılar yıllar öncesinden gelen geleneklerini sürdürmeye çabalıyor. Pekmez kaynatmak da bu geleneklerden bir tanesi. Bozhüyük köyünde çocuklar görüyoruz. Sokaklar cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle yankılanıyor. Bir grup erkek çocuk meşe palamutlarıyla bir oyun oynuyorlar. Oyunun misket/bilya oyununa benzediği söylenebilir. Çocuklar bizi görünce oyunu bırakıyorlar. Çoğunun bisikleti var. Kılık kıyafetleri de düzgün. Halleri vakitleri yerinde ailelerin çocukları anlaşılan. Bu köy diğerlerinden farklı. Elmalı’ya çok yakın olması belki de sebebi göç almamasının. Çocuklar okula bisikletleriyle Elmalı’ya gidiyorlarmış. On kilometrelik bir yolmuş. Kış mevsiminde ise arabayla köyden biri götürüyormuş çocukları.


20 Ekim 2013 Pekmez Safari 219

Köyün ortak alanları arasında “Ağdalık” adı verdikleri pekmez kaynatma yeri geliyor. Bir avlu içinde büyük bir ocak ve devasa bir bakır kazan görünüyor.

 

Elmalı köylerinde yaptığımız “Pekmez Safari” si çok eğitici oldu. Bölge insanının cömertliği göz yaşartıcı oranda. Hiç bir karşılık beklemeden açıyorlar evlerini ve gönüllerini. Hiç bir karşılık beklemeden paylaşıyorlar neleri varsa. Tok gözlü insanlar. Büyük şehir insanının ticari kurnazlığı, küstahlığı ve umursamazlığı onlarda yok. İnsanlara sevgiyle yaklaşıp konuşuyor, gönüllerince sohbet ediyorlar.

Göller Bölgesinde Üzüm Çeşitleri 

Elmalı Üzümleri

Tilki Kuyruğu

Pekmez kaynatan çocuklar

20 Ekim 2013 Pekmez Safari 216

 

Pekmez safari’mizde bol bol pekmez fotoğrafı çektik, insanlarla sohber ettik. Ama benim favorim bu pekmez kazanını karıştıran küçük kızlar. İşlerini ciddiye alıp güle oynaya yapıyorlar. Çekingen değiller. Doğru olanı gönüllerine geleni dile getiriyorlar. Elmalı ovasını akşam güneşinde terk ederken sağda ilerde bölgenin en yüksek dağı büyük bir ihtişamla yükseliyor. Kızlar Sivrisi 3170 metre.

20 Ekim 2013 Pekmez Safari 275

Likya’da Sonbahar

Post navigation