Baranda Gölü 1 Haziran 2013 148

 

Elmalı Kaş karayolu üzerinden İslamlar köyü sapağından toprak yola sapıyorsunuz. Likya Dağları ve Yaylaları doğa sevenler kulübü organizasyonunda Baranda Gölü ve çevresinde günübirlik yürüyüş yapıyorsunuz. Minibüslerden indikten sonra toprak yolda beş kilometrelik bir tırmanıştan sonra göl ayaklarınızın altında.

Yörenin en yüksek dağı Akdağlar Kızlar Sivrisi (3070 metre)’nin yamaçlarındaki karlar  henüz erimemiş. Gölün yer aldığı vadi yükseklikleri 1600-1700 metre civarında olan Akdağlar sıradağlarından Tezekli Dağı ve Bozburun Dağı arasındaki vadide yer alıyor.

Baranda Gölü 1 Haziran 2013 134

Bu bölgede Toros sediri ve Katran Ardıçı ormanlarının yer aldığı söyleniyor. Gölün çevresindeki tepelerin ardıç ağaçları bakımından zengin olduğu gözleniyor. Sedir ormanlarının ise daha ilerde Kızlar Sivrisi eteklerinde  Çığlıkara adı verilen vadide yer aldığı söyleniyor. Yılkı atlarının da otlaklarının yer aldığı bölgeye yapılacak bir gezide yaşları beş yüzün üzerinde anıt sedir ağaçlarına rastlanacağı anlatılıyor.

Göl ve çevresinin  bir kaç yıl önce bölge ahalisi tarafından otlak olarak kullanılmaya başladığı açılan karayolu ardından gölden su çekilmeye başlandığı bunun da doğal dengede olumsuz etkiler yarattığı tespit edilmiş. Bölgede araştırma yapan orman fakültesi araştırmacılarından birinin  tespitlerine göre civarda açılan taşocaklarının ekolojik dengeyi olumsuz yönde etkilediğini dinliyoruz. Toprağın su tutma özelliği ve su miktarının özellikle sedir ağaçlarının ömrünü kısalttığı bir sonuç olarak ortaya çıkmış.

Baranda Gölü 1 Haziran 2013 086

Gölün Kuzeyinden  esen güçlü bir rüzgâr var. Soğuk esiyor. Çobanlar bu rüzgara karşı hayvanlarını korumak için barınaklar yapmışlar. Buz gibi esen rüzgardan kurtulmak için oraya sığınanlar var. Göle balık tutmaya gelenler oluyormuş. Onlarla birlikte gelen çevre kirliliğinin izleri görülüyor. Bira şişeleri, naylon poşetler sağa sola atılmış. Bir kaç yıl içerisinde eğer önlem alınmazsa bu doğa harikasının kabusa döneceğinden kimsenin kuşkusu yok. Yaptığın yürüyüşlerde bunu çok yakından gördün. Arabaların girdiği yerlere “kirleten bilinçsiz  insanlar” da giriyor. Kısa sürede çöp dağları oluşuyor. Bu bölgenin insanında hiç olmayan bir duyarlık. Çevre duyarlılığı. Oysa tam tersi olması gerekirdi. Bu doğadan geçimini sağlayan insanların daha saygılı olmaları menfaatleri icabı değil mi?

Korku içinde ve baskı altında yaşayan insanların sürekli bir huzur duygusu ve umudu olmaz. Geçireceği anın sanki son anıymışçasına değerlendirmesi de bu psikolojinin eseri diye düşünebilirsin. Başkalarının varolmadığı yalnızca kendi ben duygusunun giderek şiştiği bir dünyada yaşar modernite kurbanı birey. Verilen hiç bir sözün tutulmadığı sahte bir dünyada varolma savaşı verdiğini düşünür. “Benden sonrası tufan”, diye düşünür. Yağmalayan, vuran, kıran ve çalan bir kişilik geliştirir. Kendi menfaatlerinin tehlikeye düştüğünü gördüğü vakit ise her türlü yolu deneyerek kazanmak için değişmekten kaçınmaz. Bir bukalemun gibi her rengi almaya kurulu içgüdüsü her sosyal kalıba uygun davranıp baskı uygulayan tirana kul olur. Kul olmak istemeyenleri kınar ve onları ötekileştirir. İşte çürüme böyle başlar bir anlamda. Değer yargıları çeşitliliğin geniş dünyasından yekdüzeliğin kısır dünyasına evrilir. Dünyada seksen ya da yüz milyon civarında canlı türü olduğu dile getirilmektedir. Bu türlerden sadece bin yedi yüz tanesi keşfedilmiştir. Geriye kalan türlerin keşfi için bir ihtiyaç duymayan toplumların daralan ve kısırlaşan çevresi fikri anlamda da sönükleşmeye mahkumdur. Farklı türleri birer birer çürüdüğü bir ormanda tek başına kalan bir türün kime ne faydası olabilir ki? Bütün çiçekler gül bütün ağaçlar çam ağacı bütün uçanlar kuş bütün yüzenlerin balık olarak adlandırıldığı yekdüze bir dünyada fakirleşen ve çürüyen bireyler…

Kaynaklar:

  • Prof. Dr. Salih TERZİOĞLU,Dr. Alper UZUN,Arş. Gör. Mustafa KARAKÖSE,BİTKİSEL BİYOÇEŞİTLİLİK,Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi 
  • Said DAĞDAŞ,Doğu Akdeniz Bölgesinde Kurulu Toros Sediri (Cedrus libani A. Rich.) Orijin,Denemelerinin 6. ve 10. Yıl Sonu Ara Sonuçları,I. Ulusal Akdeniz Orman ve Çevre Sempozyumu, 26-28 Ekim 2011, Kahramanmaraş.
  • Elmalı Sedir Araştırma Ormanı (Çamkuyusu),Raporu 

 

Baranda Gölü

Post navigation