surgun

 

 

 

Sevgili Dostlar, kitaplarımın nereden temin edilebileceği sorusunu burada cevaplamak adına yeni ve daha önce yayınlanan kitaplarımın temin edilebileceği kitap sitelerini aşağıda bilgilerinize sunuyorum. Günümüzde internet üzerinden sipariş vermek daha hızlı ve ekonomik sonuç verebiliyor. Saygı ve Sevgilerimle.

http://www.dr.com.tr/search?q=yavuz%20%C3%A7ekirge
http://www.kitapyurdu.com/…/405144.html&filter_name=yavuz%2…
http://www.idefix.com/search?q=yavuz%20%C3%A7ekirge

See more

 

surgun

 

 

ERS Kapak YÇ

Bizans çiçeği (ağacı) olarak da anılan erguvan, İstanbul’un simgelerinden biri; bir zamanlar bahar aylarında bütün sokaklarına renk katarmış. Pek çok sokak adını erguvandan almış. İstanbul’un tarihiyle bütünleşmiş bir ağaçtır erguvan.
Bizans imparatorluk ailelerinin pelerinlerini de süsleyen erguvan, Hıristiyan mitolojisinde de utancın rengi olarak geçer. Rivayete göre, Judas’ın (Yehuda) kendini astığı ağaç olan erguvan, utançtan rengini değiştirmiş.
Hakkında daha çok şey yazılabilir, ama asıl olarak esinlendirici bir yanı var erguvanın. Rengi hayata kattığı coşku kadar, hüzünlendirici ve ufuk açıcıdır öte yandan. Sorgulamak için kışkırtır. Tıpkı bu kitaptaki denemeler gibi. Yavuz Çekirge denemelerini neden “Erguvan Rengi Söylenceler” olarak adlandırdığını şöyle izah ediyor:
“Her şehrin ağaçları vardır. Oraya gidip sokaklarında gezindiğinizde bunu anlarsınız. Bodrum’un mandalina ağaçları, Antalya’nın portakal ağaçları vardır: Bağdat’ın hurma ağaçları, Atlanta’nın şeftali, Tokyo’nun kiraz ağaçları. O şehirde yaşayanlar o ağaçların fısıltılarını dinlerler. Şehrin söylencelerini fısıldar o ağaçlar. İstanbul’un ağacı da erguvandır. Erguvan rengi söylenceler benim duyduğum fısıltılardır. Bu fısıltıları burada kayda alıyorum.”
Ufuk açıcı olduğu kadar tartışan, tartıştıran, sorgulayan denemelerdir: Erguvan Rengi Söylenceler. Tarihsel bir arka planla, son yıllarda gerçekleşen, Orta Doğu’da ve Türkiye’deki siyasal gelişmelerin, çatışmaların ülkemiz ve bölgemizde yaratacağı siyasal, sosyolojik durumlarla birlikte, medyanın içinde bulunduğu durum, yanı sıra inanç ve yorumlanış biçimleri, vb oldukça geniş bir konu aralığında 140 denemenin yer aldığı bu kitap, Yavuz Çekirge’nin 2007 ile 2014 yıllarında, kişisel blogu ve sitesinde yayınlandığı yazılardan derlenmiştir.

Yazar: Yavuz Çekirge
Yayınevi: İmleç Kitap
Sayfa sayısı: 523
ISBN: 9789756130533
Basım tarihi: Temmuz 2016
Kategori: Araştırma / Eleştiri / Deneme

 

 

Hermes_9789756130599_tn

 

 

Seyahatnâme II

Anadolu’nun Gizemli Yollarında

Modern yaşam, pek çok şeyin yanı sıra, bize sunduğu “güvenli hayat”la günden güne ona daha da tutulmamızı sağlıyor. Dört duvardan oluşan güvenli ve steril yaşamlar, kötü sürprizlere karşı da korunaklıdır böylece. Tabii doğadan, tarihten, bilinçten kopmak pahasına. Hastalıklara, doğal afetlere, kazalara ve savaşlara karşı bir sigortadır modern yaşam. İnsanın bile isteye hapsolduğu bir fanus.
Oysa tarih tüm belirlemelerin üstünde ve eksiktir her zaman; doğa ise kaotik. Modern yaşamın tersine doğa, sürprizlerle doludur. Görmek, tanımak, araştırmak isteyenden hiçbir şeyini esirgemez. İçinde tarihi de gizler, medeniyeti de.
Çok yoğun geçen bir iş yaşamının ardından, bir süre önce Yavuz Çekirge, insanın doğasında olmayan bu durağan hapis hayatından özgürleşerek Anadolu’nun yolunu tutuyor. Kâh turlarla kâh tek başına. Uyku tulumu ve çadırıyla, antik medeniyetlerin beşiği Anadolu’nun gizlerini fotoğraflıyor, doğasını ve tarihini yeniden anlatmanın derdine düşüyor.
Dağlarını, yaylalarını, ovalarını, göllerini, akarsularını; ağaçlarını ve çiçeklerini… Bir zamanlar bu dağlara, yaylalara, ovalara yayılmış medeniyetleri: Kapadokia, Pisidia, Phrygia, Lykia, Kilikia, Kremna, Sagalassos ve diğer uygarlıkları.
Anadolu’nun Gizemli Yollarında Seyahatnâme II, doğa ile tarihi buluşturan bir “gezi” kitabı. Anadolu’da neyi, nerede yiyeceğinizi ve nasıl konaklayacağınızı değil belki, ama ne göreceğinizin, ön bilgisi olarak mutlaka başvurulması gereken kaynak bir kitap Seyahatnâme II.
Evliya Çelebi gibi yollara düşmeden önce, bir “gezen”in tecrübeleri size ışık tutacaktır.

 

 

 

Öteki Diyar

 

Telif Roman

Arka Kapak

Osmanlı sonrası cumhuriyet tarihinin pek çok karanlık noktalarından biri de 12 Mart Cuntası öncesi yurt işgalleri ve 6. Filo eylemleriyle doruğa çıkan 68 Hareketi’nin maruz kaldığı şiddetin dozudur. Soğuk Savaş döneminin egemen güçleri tarafından ajan-provokatör unsurların da devreye sokulmasıyla önüne set çekilmeye çalışılan gençlik eylemleri üniversite önlerinde, yurt baskınlarında hedef gözetilerek liderlerinin açıkça öldürülmesi, ağır işkencelerden geçirilerek ruhen ve fiziksel olarak sakatlanmasını beraberinde getirmiştir. 6 Mayıs 1972’de Üç Fidan’ın asılmasıyla amacına ulaşan Balyoz Harekâtı’nın kırıp geçirdiği antiemperyalist-yurtsever-sosyalist ve idealist gençlik ise, bu şiddetin en büyük tanığı ve mağdurudur.

Kendisi de aynı dönemde bir üniversite öğrencisi olan Yavuz Çekirge’nin, kuşağının maruz kaldığı acıları siyasi bir kurguyla yansıttığı romanında, “Öteki Diyar”da da süren adalet arayışına tanık oluyoruz.

İdealist üniversite öğrencisi Erhan Mert de baş eğmeyen, asi karakteriyle dönemin “güvenlik birimleri”nin hedefi haline gelerek bir süre sonra bir öğrenci eyleminde “faili meçhul” bir şekilde öldürülür. Kendisine göre ise katili “alçak sapık, ajan bozuntusu” Çetin Sarı’dan başkası değildir. Daha önce Çetin Sarı’nın ağır işkencelerinden de geçen Erhan Mert, öldükten sonra en azından arafta, “Öteki Diyar”da katiliyle yüzleşmeyi ve ilahi adaletin tecellisine tanık olmayı ummaktadır. Gelgelelim arafta işler dünya mantığıyla yürümemektedir. Kendini savunma amacıyla da olsa birini öldürdüğü için hem suçlu hem de mağdur konumunda olan Erhan Mert’in hükmü arafın savcı ve yargıçları Ütopsis, Heterotopsis, Nemesis, Paradoksis ve Elipsis melekleriyle yapacağı görüşmelerden sonra verilecektir.

Öte yandan araf melekleriyle yaptığı görüşmelerde kısmen de olsa cennet ve cehennemin bazı bölümlerine girerek oradaki uygulamaları görür. Türkiye siyasi ve edebiyat tarihinin önemli iki şairiyle karşılaştığı cehennemde ise, Osmanlının son dönemiyle yakın tarih arasında karşılaştırma yapma imkânını da bulup yapılan siyasi hataların, toplumdaki ilerici güçlerin zulümle yok edilişinin yalnızca kendi yaşadığı dönemle sınırlı olmadığını da idrak eder.

Modernite ve çarpık cumhuriyet ideolojisinin eleştirisini açık bir şekilde odağına alan Öteki Diyar, Erhan Mert’in baş eğmeyen karakteri üzerinden cumhuriyetin karanlık bir dönemine ışık tutuyor.

 

 

Radikal Yeni çıkanlar

06/07/2012 ÖTEKİ DİYAR 

Yavuz Çekirge, İmleç Kitap, roman, 304 sayfa 
Kendisi de 68 hareketinden olan Yavuz Çekirge, ‘Öteki Diyar’da, kuşağının maruz kaldığı büyük baskıları, dünya yerine, cennet ve cehennemde geçen bir kurguyla anlatıyor. Romanın başkahramanı, siyasal hareketin içinde aktif görevler üstlenmiş Erhan Mert, ajan olarak bilinen Çetin Sarı tarafından, bir öğrenci eyleminde öldürülmüştür. Mert şimdi araftadır ve burada katiliyle hesaplaşmayı, adaletin yerini bulmasını ummaktadır. Fakat ortada bir sorun vardır. Mert de, kendini savunmak amacıyla da olsa birini öldürmüştür. Şimdi, katili Çetin Sarı’nın adaletin önüne çıkması için kendisinin de hesap vermesi gerekmektedir.

 

DANTE INFERNO :

Canto I

“Yaşamımın tam orta noktasında ,

Kendimi karanlık bir ormanın kıyısında,

Tüm izlerin yokolduğu bir yolda buldum. “

 

Düş ile Gerçek Arasında

Düş İle Gerçek Arasında :  Yavuz Çekirge Telif Roman 528 Sayfa : Ekim 2010

Tarihsel bir arka planda, sürgünü seçen  ve giderek ötekileşen insanların, yaşadıkları coğrafyadaki  tanıklıklarının  ışığında, doğuyla batı arasındaki uzlaşmaz görülen karşıtlıklar, kültürlerarası çelişkiler mistik ve  alegorik bir yaşam kurgusu.


“Hayatın anlamı nedir?
Mutlu ve özgür bir çocukluk, iyi bir eğitim, kariyer, güç ve iktidar mı? Yoksa aşkla kurulan bir ilişkide seçilen iyi bir eş, uyum içinde sürdürülen mutlu bir evlilik ve sağlıklı yetiştirilen çocuklar mı? Ya da nereden gelip nereye gittiğimizi çözüp sadece o doğrultuda yaşamak mı? Sahi nereden gelip nereye gidiyoruz? Doğudan batıya, batıdan doğuya veya kuzeye… Nereye gidersek gidelim, hayat hep bir arayış değil mi zaten?

 

Ali Sarp da arayışlarının peşinde giden bir gençtir. Ankara’da başladığı eğitim hayatını 12 Mart Muhtırası’ndan sonra İsveç’te sürdüren Ali, yetiştiği doğu kültürünün etkisiyle batıya uyum konusunda uzun süre bocalar. İçine düştüğü kültürel çatışmanın ortasında, ülkesine dair ezberletilen tarihsel bilgilere, kadın erkek ilişkilerine; aşka, sevgiye, sadakat ve kıskançlığa varana değin, o güne kadar bildiği her şeyi gözden geçirmesi gerekmektedir. Eğitimini sürdürmesinin zorluklarının yanına batı toplumunun normal saydığı, ama doğuda anormal görülen olgularla da yüzleşmek zorundadır aynı zamanda. Tabii ırkçılıkla da.
Bu çelişkili ve çatışmalı ortamda tutkulu bir aşk da filizlenir öte yandan. Arkadaşlıklar, dostluklar kurulur, anılar ve tanıklıklar da uç verir böylece.

Tarihsel bir arka planda, tanıklıkların ve keskin bir gözlemin ışığında, usta işi bir kurguyla gözler önüne serilen bir çatışma. Doğuyla batı arasındaki uzlaşmaz karşıtlıklar, kültürlerarası çelişkiler, kadın erkek ilişkileri, uyum, kıskançlık, aşk ve mitoloji… Düş ile Gerçek Arasında, Zeus’un hüküm sürdüğü İda’nın doğusundan Odin’in hükümranlığına uzanan karanlık bir yol. Bir yanıyla mistik, ezoterik bir yanıyla alabildiğine gerçekçi bir roman.”

 

Gümüş Hilal

 

Gümüş Hilâl : Telif Roman , Yavuz Çekirge, 207 Sayfa , Haziran 2010

Yaşadıkları coğrafyada kişilik ve inanç düzleminde ötekileşen bireylerin ezoterik ve alegorik hikâyesi.

”En önemli keşfi Ziya Usta yapacaktır. Yıllar boyun­ca yaptığı araştırmaların faydasını görecek ve gümüş hilal üzerin­deki sembollerin anlamını çözecektir. Mitra ve Nin dininin inisi­yasyon derecelerinin bir özetini ihtiva ettiğini ve çok ustaca sem­bollerle, gümüş hilal üzerine, ulu rahipler tarafından kazındığını keşfedecektir. Bu sembollerden biri olan üzerindeki boğanın gö­züne bir toplu iğneyle bastırınca, açılan kapaktan çıkan dokuz de­receli inisiyasyon öğretisinin gizemlerini çözecektir. Bütün ömrü boyunca gizemini içinde sakladığı taşbaskısı kitabın, sonunda şif­relerini çözecek ve kadim bilgileri tek tek bulup, sevincinden ha­valara uçacaktır.”

On-Line  Linkler:

http://www.hermeskitap.com :http://www.kitapyurdu.com :http://www.idefix.com