Karantina günlerinde kırk beşinci günü de geride bıraktık. Kasım günleri sona eriyor Hızır günleri başlıyor. 6 mayıs yazın ilk günü yani “Hıdırellez” günü olarak kutlanacak. Ardıç ağaçlarına çaput bağlanacak, su kenarlarına taşlar dizilecek, gül fidanları dibine dilekler gömülecek. Kafeslerdeki kuşlar azat edilecek, herkes inancına göre dua edecek. Binlerce yıldır tekrar edilen ritüeller bu yıl da yapılacak. Bu corona virüsünün engelleyeceği bir şey değil. Kimsenin engelleyemeyeceği kadar güçlü bir gelenek.

Şimdi dışarıda ağır ağır yağan yağmurun sesini dinliyorum. Usul usul yağıyor. İnsanların amansızca tahrip ettiği doğanın gazabı virüsün aldığı canlar kaç oldu artık takip etmiyorum. Tüm bu olup bitene karşın Türkiye’de doğa tahribatına yol veren projeler devam ediyor. Birileri fırsattan istifade küçük çıkarları için doğal hazineleri tahrip etmeye devam ediyorlar. Gerilen sinirleri, izole edilmiş insanları ferahlatmak için doğa yine de uysal davranıyor.

İnsanların bir umuda bir başlangıca, bir geçiş dönemine ihtiyaç duyduğu zamanlar işte bu zamanlardır. Bizim de bu virüs kabusundan uzaklaşıp eskiye dönmek değil yeniye başlangıç yapmaya ihtiyacımız var. Sadece Türkiye’de değil tüm dünyada. “Normale” dönüş ne zaman diye soranlar var.

Nedir normal?  Eskinin devamı mı?

On binlerce yıldır kuşaktan kuşağa aktarılmış kültür,  insanların varoluşunun önemli bir parçasıdır. Doğa ile iç içe yaşamaya alışmış olan insanlar  son yıllarda hızla doğadan koparak sadece kâr düşünen, güç odaklı  multinasyonel şirketlerin bencil kültürüne adapte oldular.

“Hıdırellez” şimdiki Gregoryen takviminde 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece başlar, 6 Mayıs sabahı ve günü çeşitli kutlamalarla idrak edilir yeni bir başlangıç yapılırdı.  Esasında bu dönemin  temel amacı, eski durumdan uzaklaşmak, yeniyi karşılamak, kutlamak, yeni dönemden bolluk, bereket ve sağlık dilemek, kaygı, huzursuzluk ve üzüntülerden uzaklaşmaktır.

İnsanlar  ölümün ve dirilişin bir devinim içinde olduğunu bilirler. Ata kültünün temeli budur. Güçlüklerle geçen bir kış mevsimi sonunda bahara yani  selamete çıkacaklarını umut ederler. Dileklerde bulunurlar, adaklar adarlar. İçinden geçtiğimiz bu karantina dönemi her bakımdan alışılan yaşam tarzının aksine “evde göz hapsi” durumuna benziyor. Bu izolasyonun insanların üzerinde yarattığı çok değişik problemler var. Her şeyden önce bir çok kişiyi (Türkiye’de on dört milyon kişi olarak hesaplanıyor) ekonomik anlamda kısa ve uzun vadede  ciddi güçlükler bekliyor. İş yerinden alacağı ücretten ya da günlük olarak alacağı yevmiyeden başka geliri  olmayan bu kitle şimdi kara kara düşünüyor. Ailemi nasıl geçindireceğim?

Büyük bir olasılıkla bu yıl geçen yıllardan daha çok insanın katılımıyla tüm dünyada “Hıdırellez” veya farklı kültürler ne ada veriyorsa  coşkuyla kutlanacaktır.

,Aslında binlerce yıldır birbirinin devamı olan inanışların belirledikleri özel kişi Keltlerin Yeşil Adamı (Green Man), Orta Asya’nın Kut İyesi, Mısır’ın Osiris’i, Hitit’in Telepinus’u, Sümer’in Tammuz’u, Frigya’nın  Kybele ve Attis’i, Anadolu  Yunan uygarlığının  Adonis’i, Trakya’nın Orfeus’u, İskender’in aşçısı Andreas (İdris), Circi Nebi (Cercis veya Curcis), İlya (Elyas) Peygamber, St. George ve Aya Yorgi… olarak adlandırılmıştır. Bu konuda daha önce bir yazı yazmıştım. Meraklı okuyucu verdiğim bağlantıdan okuyabilir.  https://www.yavuzcekirge.com/?p=1653

Kim neye inanıyorsa saygımız sonsuz. Hızır inanışı kadim Anadolu’nun köklü bir inanışı olarak günümüze kadar gelmiştir. Gelirken de her kültürden bir şeyler alarak zenginleşmiştir. Eskiyi unutarak yeni bir yaşama başlamak isteyenler için bir umut olarak çok önemli ruhsal bir destektir.

Corona virüsünün ölümle burun buruna getirdiği milyarlarca insan evlerine kapandı. Multinasyonel şirketlerin ise bakışı asla değişmiyor. “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir” bakışı, ekonomi çarklarının bir an önce dönmeye başlaması doğrultusunda iktidarlara baskı uygulamayı beraberinde getiriyor. Büyük bir olasılıkla bu çarklar her şeye rağmen dönmeye başlayacak. Bu pandemide kaç kişinin öleceği tahminleri onları kararlarından vaz geçirmiyor.

Hıdırellez sabahı (6 Mayıs) yeni başlangıçlar için adaklar adayacak, dualar edecek insanların düşünecekleri çok şey var. Bu karantina günlerinde herkesin düşünmeye bol bol vakti olmuştur. Bakalım göreceğiz ;eski “normale” mi yoksa yeni yaşama mı başlangıç yapacağız.

Hızır Günleri

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation