“İklim Krizi” nin tam da ortasındayız. İklim krizi yeni bir kavram değil. Genel olarak “kriz” kavramını tanımlıyor. Krizin bilindiği gibi bir çok türü var. En tanınmış olanı da “kalp krizi”, ekonomik kriz, siyasi kriz vb. Küresel ısınma, karbon diyoksit emisyonu, sera gazları, orman yangınları gibi çevre ve doğal yaşamın tehlike altında olduğunu belirten tanımları duymayan var mıdır acaba?

Vasat çoğunluk bu kavramlardan bir şey anlamıyor. Doğayla ilişkisi daha fazla olan tarım çalışanlarının bu kavramları anlaması çok daha kolay. Onların gözleri önünde değişiyor doğa. Tarımla uğraşanlar doğanın krize girdiğini görüyorlar. Aşırı yağışlar, nehir ve göllerdeki suyun azalması, toprağın zehirlenmesi, aşırı sıcaklar öylesine belirgin ki.

Ama vasat çoğunluk bu değişimi inancıyla açıklamaya çalışıyor. Bakıyor cami hocasının ne söyleyeceğine ona göre yorumluyor. Siyaset adamları bu konuya pek girmek istemezler. Çevre katliamları halkın büyük bir çoğunluğunun tepkisini çekiyor. Kesilen ağaçlar, kuruyan göller insanları ürkütüyor.

 

Vasat çoğunluk ve yetkili olanlar aldırmıyor ama yapılan hesaplamalara göre geri dönülmez seviyeye sadece on iki yılın kaldığı öngörülüyor. Yani 2032 yılından sonra alınacak önlemlerin geri dönüşümü sağlayamayacağı iklim bilimciler tarafından ısrarla gündeme getirilmektedir.

https://t24.com.tr/yazarlar/osman-elbek/iklim-krizi,23767

.https://www.activistmuslim.com/post/iklimkrizi

2019 İstanbul Bienali esas itibariyle “Yedinci Kıta” sloganıyla plastik dağlarına işaret etmektedir. Öte yandan bienale katılan sanatçıları çoğu iklim krizine vurgu yapıyorlar.

“Çanlar çoktan çalmaya başladı bile. Görünen o ki, iklim değişikliğiyle mücadeleyi dünyayı yönetenlere bırakırsak sonumuz daha hızlı bir şekilde gelecek. G-20 ekonomilerinden yalnızca Arjantin, sera gazı salımında ilk 20 ülke arasında değil (32. sırada). Dünyanın en büyük ekonomileri “büyüme” ve “kalkınma” uğruna havaya bol keseden CO2salarken, bunun sonucu olarak gerçekleşen küresel ısınmanın etkilerini en çok, bu krizde çok daha az pay sahibi olan ülkeler, köylüler ve yoksullar yaşıyor.

Kapitalizm fosil yakıta dayalı enerji politikaları üzerinde yükselirken, yıkıma uğrattığı hayatlar kadar gezegeni de geri dönüşü zor bir tahribata uğratıyor. Bu sebeple iklim değişikliği, çevrecilerin meselesi olmanın ötesinde derin bir kriz ve bu krize karşı verilecek mücadele kapitalizme karşı verilecek mücadelenin tam ortasında bulunuyor” Kaynak: Anıl Yüksel

.http://www.altust.org/…/01/iklim-krizi-ve-turkiye-anil-yuk…/

İklim Krizi

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation