Mavi anemon hikayesine başlar. “Demek Medea’nın hikayesini dinlemek istiyorsun.” Büyücü prenses Medea. Tanrılara tanrıçalara krallara kafa tutan Medea. Colchis Krallığı prensesi Medea. Babası Kral Aetes, annesi büyücü Hekate,  büyücü  teyzeleri Pasiphae ve Circa. Nerede bu krallık? İonyalı yazarlara göre dünyanın öbür ucunda. Colchis’de. Bazıları oraya  Lazistan adı veriyor. Kim bu Lazlar? Gürcü mü? Kafkas mı? Kimmer mi? Ne önemi var? Herkes her halkı tanıdığını sanıyor. Aradan binlerce yıl geçmiş, halklar gelmiş, halklar gitmiş hala bazı etiketler yapıştırılmak isteniyor. Colchis aslında mitolojik bir yer. Kaf dağları denen Kafkas dağlarının orada. Altın postun asıldığı uçurum kenarındaki ağacın olduğu yer. Artvin, Hopa, Rize ve İspir’i de içine alan bölgede. Karçallar, Kaçkarlar ve     Kafkas dağlarının arasında kalan bölge. Medea , güneş soylu prenses o yörenin en büyük büyücülerinden biri. Hekate  ve Athena bu büyücü aileyi koruyor. Medea büyücülük gücünü Hekate’den ve Athena’dan alıyor. Küçük bir kızken denizin korkunç dalgalarıyla dövdüğü kayalıkların  kenarında arkadaşlarıyla oynarken ayağı kayıp denize düşer. Tam boğulacakken Athena onu kurtarıp bir baykuşun sırtında karaya çıkartır. Athena’nın sihirli baykuşu Medea’ya kendi yumurtalarından birini verir. Athena küçük Medea’ya seslenir:

“Al bu yumurtayı sakla. Sakın kırılmasın. O yanında oldukça sihirli güçlerin olacak, eğer yumurta kırılırsa sihirli güçlerini kaybedersin.”

Medea yumurtayı şimşir ağacından bir kutuya koyar ve ormanda bir yere gömer. Kimse bulamazsa, yumurta da kırılmaz, diye düşünür. Gel zaman git zaman yumurtayı nereye gömdüğünü de unutur. Athena’nın sihirli güçleri hep onunla kalır. Medea büyür, çok alımlı bir kız olur. Güzelliği dilden dile her yana yayılır. Babası kral Aeetes güneşin oğlu  olarak anılıyordu. Medea’da güneşin kızıydı. Kabilesi onu bir tanrıça olarak görüyordu. Geniş krallık toprakları yüksek dağlarla çevriliydi. Yüksek tepelerdeki güneş tapınakları özel günlerde dolar taşardı. Aeetes,  güneşin oğlu özel günlerde altın pelerinini giyip özel ayinleri yönetirdi. Bir rahip kral. Bir Mithra misteri. Yanıbaşında kızı ünlü büyücü, ay rahibesi Medea gümüş pelerini ile göz kamaştırırdı.

Yunanlılar uzun gemileriyle boğazlardan geçip Karadeniz’e çıkınca Aeetes çok sinirlendi. Troya kralı ona hiçbir Yunanlı gemiyi boğazlardan geçirmeyeceğine söz vermişti. Troya kralı neden sözünü tutmuyordu? Bu Yunanlı denizciler ne cüretle ondan altın postu isteyebiliyordu. Argos gemisi Colchis limanına yanaştığında herkes şaşırmıştı. İason, geminin kaptanı ona hediyeler sundu. Misafir olarak geldiğini söyledi. Genç ve çok güçlü bir delikanlı. Hera  Eros’a yapması gerekeni fısıldadı. Medea İason’u görür görmez aşık oldu. Hemen daha o gece İason’un odasına gitti, yatakta yanına yattı. Bakire Medea o gece sabaha kadar İason’un yatağında kaldı. Sabah olduğunda güçlükle birbirlerine veda ettiler ve iki sevgili birbirlerine sadakat yeminleri ettiler. Medea İason’a altın postu nasıl alabileceğini anlattı. O gece hamile kaldığını biliyordu. Birkaç gün sonra büyük bir törenle evlendiler. İason bir kral olacaktı, kızı da kraliçe. Ya altın post? Onu verirse Colchis (Laz) kıralı tüm siyasi gücünü de kaybedecekti. O halde öylesine zor şartlar ileri sürmeliydi ki, İason başarısız olsun. Her masalda vardır. Eğer üç sınavdan geçersen istediğine kavuşursun. Mitoloji de bir masal olduğuna göre İason’un da üç sınavdan geçmesi normal değil mi? Sen şimdi oturmuş bu Büyük Liman’a bakan tepede geçmişi hayal ediyorsun. Medea’yı gözlerinin önüne getirebilir misin? Esmer, çok açık mavi gözlü, ince uzun bir kadın. Çok güzel bir kadın. Gümüş pelerini ile şu ilerideki tepenin yamacında duruyor. Pelerini ve siyah saçları rüzgarda uçuşuyor. Uzun ipek elbisesi rüzgarda titreyip duruyor. Bu güzel kadın dünyanın en güçlü büyücüsü olabilir mi? Titan soyundan olan Hekate’nin kızı mı yoksa çırağı mı? Olympos tanrıçalarından biri de olmayan Hekate’yi ünlü şair Hesidos’dan dinleyelim:

Ölümsüzlerin saygısı büyüktür ona,

Bu gün yer yüzünde kurban kesen her ölümlü

Hekate’nin adını anar yakarışlarında,

Kimin dileğini iyi karşılarsa o tanrıça

Onun elde edemeyeceği şey yoktur,

Ona bütün mutlulukları vermen elindedir,

Ünlü Gaia ile Uranos’un bütün çocukları

Kendi paylarından pay vermişlerdir ona…

Kim hoşuna giderse Hekate’nin

Yardım görür ondan, destek bulur onda.

Meydanlarda, kalabalıklar içinde

Kimi isterse onu parlatır Hekate.

Ölüm-kalım savaşlarında Hekate

Dilediği savaşçıya yardım eder.

Dilediğine verir başarıyı, şanı,şerefi”

Kybele ile Hekate birbirine ne kadar benziyor aslında değil mi?  MÖ. On beşinci  asırda Kybele vardı ama Hekate var mıydı? Zaman sarmalı bu. Troya Savaşı öncesinde hangi tanrıçalar vardı? Bizim bildiğimiz tanrılar güneş, ay, rüzgar ve nehir tanrı ve tanrıçaları. Adları ne olursa olsun tüm inanışların özü bu esasında. Altın post efsanesine gelirsek: Bir nehirde altın tozu olup olmadığını nasıl anlarsın? Hiç düşündün mü? Sardes yakınlarındaki Paktolos ırmağı bir altın nehridir. Kutsal Tmolos Dağlarının dereleri altın doludur diye söylenir. Paktolos da bu derelerin birleştiği bir akarsudur. Akarsuda toz halinde altın bulunurmuş. Bu altınları yakalamak için Lidyalılar bir usul bulmuşlar. Koyun postlarını suyun akış yönünde yerleştirir ve postlarda biriken altınları toplarlarmış. Altın tozlarına boyanan koyun postlarının hikayesidir belki de anlatılan. İason altın aramak için gittiği Colhis’de altın postu bulmuş olabilir. Söylenceler işte böyle doğuyor. Medea’nın hikayesini anlatmak o kadar kolay değil. Kendi çocuklarını kurban eden tanrılar, tanrıçalar, krallar ve kraliçeler hiç de az değildir.  Medea’da kendi öz kardeşiyle başlıyor cinayetlerine. Sonra iki oğlunu ve kocasının sevgilisini de zehirleyerek öldürüyor. Tragedyalarda hep korkunç cinayetler vardır. İyonyalı  Euripides, tecrübeli  bir oyun yazarı. Seyircinin neden hoşlanıp neden hoşlanmayacağını çok iyi bilecek kadar tragedya yazmış.

Beş değil, on değil tam doksan tragedya.  Miletos tiyatrosunu dolduran yirmi beş bin kişi  Medea oyununu seyretmek üzere geldiğinde nasıl bir hikayeyle karşılaşacaklarını biliyorlar mıydı? Bence beklentileri vardı. O dönemde ağızdan ağıza anlatılan “Altın Post Efsanesi” kahramanı Medea’yı bilmeyen yoktu.  Medea’yı o zamanın en ünlü oyuncularından  biri oynamıştır mutlaka. Yunan tiyatrosunda oynanan oyunlarda kadının toplumdaki yerine paralel olarak  sürekli aşağılanan kadınların aksine Medea Anadolu Hekate-Kybele geleneğine uygun olarak üstün güçleri olan güçlü bir kadın karakter olarak çizilmiştir. Euripides bunun bilincinde olmalıydı. Miletos’un güçlü kadınları oyunlarda bile olsa kadınların aşağılanmasına izin vermezlerdi. Sizin şimdi diye gördüğünüz zamanda kadınların her türlü baskıyı görmeleri eskiden bu topraklarda kabul edilir bir şey değildi. Nerede kaldı ki, tacizlere, tecavüzlere ve hakarete  uğrayan kadınların suçlu gibi infaz edilmeleri ancak kadını aşağılayan sapık düşüncelerin ya da inançların sonucudur. Medea aşık olduğu adam için, İason için büyük fedakarlıklarda bulunmuştur. Eğer Medea yardım etmeseydi İason’un altın postu çalması hiçbir şekilde mümkün olamazdı. Postu çaldıktan sonra kendi öz kardeşini sevdiği adam için dilim dilim kesmekten çekinmeyen Medea bu kampanyada kaybeden taraf oluyordu. Gözünü hırs bürümüş İason’a kral da olmak yetmedi. Daha fazlasını istiyordu. Asyalı özgür bir kadın Medea. Bir Amazon. Yunan dünyasında hoş karşılanmadı. Renginden ötürü asiller tarafından hor görüldü.

Iason, çaresiz kalıp güç dengelerini değiştirmek için Korent Kralı Kreon’un kızıyla evlenir ve Medea’yı iki çocuğuyla birlikte  terk eder. Kral  Kreon kızının geleceğini düşündüğü için , Medea’yla birlikte iki oğlunu sürgüne gönderme kararı alır ve şehri terk etmeleri için onlara bir günlük süre verir. İason Medea’ya binbir dereden su getirerek bu evliliği çocuklarının geleceği için yaptığını söyler, kral olunca her şeyin düzeleceğine yemin eder. Gururlu Medea Hekate’ye akıl danışır. Hekate İason’a güvenmediğini söyler. Medea’nın gidecek yeri kalmamıştır. Baba topraklarından kovulmuş, kocasının topraklarından kovulmuş iki çocuğu ile tek başına kalmıştır. Artık bir tek oyunu kalmıştır. İntikam oyunu. Medea korkunç zehirlerinden birini hazırlar.  Hediye olarak gönderdiği som altın pelerinleri giyen  Korint kralı Kreon  ve kızı zehirlenerek ölürler. İason’dan intikam almak için de İason’un iki oğlunu da zehirleyerek öldürür. Bunu duyan İason çılgına döner aklını kaybeder. Hekate alevler saçan atların çektiği bir araba gönderir. Medea göz yaşları içinde bu arabaya biner ve gökyüzünde kaybolur. Mavi anemon hikayeyi anlattıktan sonra susar. “Hadi sana şunu da söyleyeyim.  Medea’nın hikayesini bir çok kişi anlatmıştır. Anlatanlar da olacaktır. Bu her anemon mevsiminde daha farklı anlatılır. Her anlatılana inanma.” der ve yapraklar arasına saklanır.

NOT: Medea tragedyası  bir çok sanatçıya ilham veren bir hikayedir. Piere Paolo Pssolini 1969 yılında Maria Callas’ın baş rolünü oynadığı  aynı adlı filmi Göreme’de çekmiş, film gerek konusu gerekse de oyuncularıyla büyük ilgi görmüştür.

    

Medea

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation