Antik çağda Perge antik kentini önemli hale getiren KESTROS (Aksu) akarsuyu idi.

 

 

 

Pisidia’nın iki yüksek dağı Davraz ve Aladağ’dan doğan Kestros, Kovada ve Eğirdir göllerinden sonra Perge’den Akdeniz’e dökülüyordu.

Perge antik tiyatrosunda bulunan nehir tanrısı Kestros heykelinin yüzünü kim çaldı /kırdı bilinmiyor.

ST: Paul’un Kıbrıs’dan gemiyle gelip Kestros (Aksu) nehri ağzındaki Perge limanına indiği buradan yürüyerek Antiochia’ya (Yalvaç) a gittiği biliniyor.

Bugün Kestros’a baktığımızda HES’lerle ve tarım yapan bahçe sahiplerinin kaçak su pompalarıyla iskeleti kalmış bir dere görünümünde.

Üzerinde gemiler yüzen Kestros bugün Perge’nin çok uzaklarında artık.

 

 

 

Antalya şehir merkezinin 17 km. doğusunda bugünkü Aksu kasabası sınırları içinde yer alır Perge.

 

Perge Bergama’da başlayıp Side’de sona eren antik yolun üzerinde yer alır. Kent önemi ve gelişimini özellikle Aksu (Kestros) nehrine borçludur.

 

Bugün tümüyle tahrip edilmiş olan nehir yatakları ulaşıma uygun değildir. Antik  çağda toprağı verimli kılmasından başka, şehirde ulaşımı sağlaması bakımından da çok önemli bir rol oynamıştır. Havari (St: Paul,) Paulos ve arkadaşlarının Kıbrıs’taki Paphos limanından yelken açıp Perge’ye ulaştıkları bilinmektedir.

Bunun da ancak Kestros aracılığıyla olabileceğinden şüphe yoktur. Şehrin nehirle olan bu bütünleşmesi sikkeler, kabartmalar ve akropolisin güney eteğinde bulunan anıtsal nymphaeumdaki nehir tanrısı (kestros) heykelinden de anlaşılmaktadır.

 

Pergeliler Kestros’u kutsal olarak görüyor ona bir tanrı/tanrıca ruhu yüklüyorlardı.

 

 

Meraklı okuyucular için ek okumalar:

http://www.magmadergisi.com/haber/bir-nehrin-hikyesi-aksu

http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,44411/perge-antik-kenti-antalya.html

Kestros

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation