Doğa katliamları sürüyor.

Türkiye’nin en yeşil ve en ormanlık alanlarının bulunduğu Doğu Karadeniz ve Artvin bölgelerinde son yıllarda hızlanan doğa katliamlarına bir yenisi ekleniyor. Artvin Kafkasör yaylası maden ocaklarına teslim ediliyor. Son derece etkili siyasi destek alan kimi çevreler bölgede tahribata başlıyorlar. Trabzon ve  Rize yaylaları tahribatlarından sonra (Uzungöl, Ayder, yeşil yol, vb.)  sonra şimdi de sıra Artvin yaylalarına geldi. Aşağıda konuya ilk defa giriş yapacaklar için BBC Türkçe bölümünden Rengin Arslan’ın 23 Şubat 2016’da yayınlanan “Dokuz Soruda Cerattepe” adlı yazısını okumalarını tavsiye ederim: Tıklayın lütfen: http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/02/160223_dokuz_soruda_cerattepe

Yazıdan da anlaşılacağı gibi ;

“Cengiz Holding, Cerattepe’deki altın ve bakır madenin işletmesini, ruhsat sahibi Özaltın Şirketi’nden redevans anlaşması ile aldı. Böylece Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş. buradaki çalışmalara başlamak için gerekli ilk adımı attı.”

Cengiz Holding kimdir?

Ekşi sözlükten okuyalım: “[…] Taksim düzenlemesi ve Gezi Parkına yapılması planlanan AVM’yle ilgili olarak adlarını duyduğumuz iki şirket, Cengiz Holding ve Kalyon Grubu da, AKP döneminin yükselen yıldızları arasında yer alıyorlar. Cengiz Holding’i, Hasankeyf’i sular altında bırakacak olan Ilı su barajı projesinden hatırlayanlar olabilir.”

“ARTVİN’in Kafkasör Yaylası Cerattepe Mevkii’nde madencilik faaliyetleri için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle açılan Türkiye’nin en büyük çevre davasında, Rize İdare Mahkemesi’nin, ‘Madencilik yapılabilir’ yönündeki kararı Danıştay tarafından onaylandı. Kararla Cerattepe Mevkii’ndeki madencilik faaliyetlerinin önü açılmış oldu. CHP’nin ‘Adalet Yürüyüşü’ne katılan Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan ile avukat Bedrettin Kalın da karara büyük tepki gösterdi. 

Cerattepe Bölgesi’ndeki madencilik faaliyeti için Rize İdare Mahkemesi’nce ‘ÇED olumlu’ kararı daha önce iptal edilen maden şirketi, 2 Haziran 2015’te yeniden ‘ÇED Olumlu’ kararı aldı. Bu gelişme üzerine harekete geçen Yeşil Artvin Derneği öncülüğündeki 751 kişi ve 61 avukat, 8 Temmuz 2015’te Rize İdare Mahkemesi’nde, ‘ÇED olumlu’ raporunun yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle Türkiye’nin en büyük çevre davasını açtı. Mahkeme, bölgede 14 Mart 2016′ da bilirkişi heyeti ile inceleme yaptı. Mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda, yıllık 500 bin ton çıkartılacağı öngörülen cevherin kapalı kabinli teleferikle taşınması halinde çevreye zararlarının azalacağı ve ara katlı üretim yöntemi ile heyelan riski oluşmayacağı belirtildi. Rize İdare Mahkemesi, Cerattepe’deki madencilik faaliyetleri için tarafları son kez 19 Eylül 2016’da  dinledi.” Kaynak: DHA ,http://dha.com.tr/yurt/danistaydan-cerattepe-karari/haber-1535977

Sonuç :

Artvin,  en son 16 Haziran referandumunda Anayasa değişikliğine HAYIR oyu veren illerimizden. Cerattepe davası da sanki Artvin’de mahkeme,  hakim ve savcı yokmuş gibi nedense Rize ‘de görülüyor. Bu davayı istediği mahkemeye sevk etme becerisini gösteren holding’in avukatını da kutlamak gerekir. Çok çalıştığı belli.

“Artvin’in 2016 yılında TÜİK verilerine göre merkez ilçeyle beraber 8 İlçe, 9 belediye, bu belediyelerde 38 mahalle ve ayrıca 320 köyü vardır. Coğrafi ve kültürel yapısıyla Anadolu’nun diğer bölgelerinden keskin çizgilerle ayrılır. Yüzey şekilleri çok engebelidir. İklim çeşitliliği fazladır. İlin en önemli akarsuyu, 1956 yılına kadar adını veren Çoruh Nehridir. Artvin boğalarıyla meşhur bir il olup simgesi boğadır. Artvin il topraklarının yaklaşık %55’ini ormanlık alanlar kaplamıştır. Murgul’da bakır madeni vardır. Tarihte genellikle Livane ve Çoruh adıyla bilinir. Artvin il nüfusunu Gürcüler, Hemşinliler, Kıpçak Türkleri, Ahıska Türkleri ve Lazlar oluşturur. Millî parklarıyla ünlüdür. Şavşat ilçesinde bulunan Karagöl Sahara Millî Parkı içerisinde bulunan Şavşat-Karagöl ve Borçka-Karagöl görülmeye değerdir. Machael, Efeler-Gorgit yaylaları ve Tabiatı Koruma Alanları esas olmak üzere Camili yöresi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü tarafından biyosfer rezerv alanı olarak belirlenen Türkiye’deki tek bölgedir ve bir dünya mirası olarak görülmektedir.”

Böylesine değerli bir doğal alanı riske atan bu kararla Danıştay hakimleri sorumluluğu üstlerine almış bulunuyorlar. Türkiye Ormancılar Derneği’nin konuyla alakalı olarak yayınladığı dört sayfalık bir broşürde risklerin ne olduğu açıkça ifade ediliyor. Meraklı okuyucu vereceğim linki tıklayarak broşürü okuyabilir. Tıklayınız: http://www.ormancilardernegi.org/dosyalar/files/Artvin_cerattep.pdf 

Broşürün sonunda yer alan iki soruyla bitirelim bu yazıyı:

  • ONCA BİLİMSEL RAPORA VE MAHKEME KARARLARINA VE
    HEPSİNDEN ÖNEMLİSİ ARTVİN HALKININ İSTEMEMESİNE RAĞMEN
    BU İNAT NEDEN ?
  • ORMANI HİÇE SAYMAK, YABAN HAYATINI YOK SAYMAK, MİLLİ
    PARKI YOK SAYMAK DOĞANIN KANUNLARINA BU KADAR AYKIRI
    DAVRANMAK NEDEN ?

Ben Artvin’in muhteşem doğasında dağlarda ve yaylalarda yürüdüm, soğuk sularından içtim, dünya iyisi halkıyla  kuzine başında çay içip sohbet ettim. Bu fotoğraf da Karçallar sıradağlarında 3450 metredeki buzul göllerine hakim olan Ziyarettepe’de 8 Ağustos 2016 tarihinde çekildi.  Bakalım bizden sonraki nesiller bunu yaşayabilecek mi? 

Cerattepe

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation