Haberlere şöyle bir göz atmaya gör. Ayak seslerini duyuyorsun.

Rap. Rap. Rap

Cumhuriyet ve demokrasinin temel kurumlarında bir çözülme, çürüme ve kokuşma başladı.

Bazı güçler bilinçli olarak “din ve inanç” temelli baskı uyguluyor. Her geçen gün bu baskı artıyor.

Artık mahalle baskısı değil ülke çapında baskılar söz konusu.

Faşist rejime geçmek isteyen güçler var. Başkanlık rejimi adı altında tek adam diktası isteniyor. Her şey bu amaca varmak için seferber ediliyor. Öncelikle faşizmi tanımak gerek. Faşist kavramı nedense sadece “Hitler” ile bağlantılı kullanılıyor. Hitler de öldüğüne göre faşizm de öldü kurgusu yapıyor uyuşuk beyinler.

Latince bir kavramdan geliyor kelime. “Fascis”  demet, sağlam olsun diye sıkı sıkı sarılmış bir grup çubuktan oluşan sopa anlamına geliyor. Alm. Faschismus; Fr. Fascisme; İng. Fascism; İtalyanca Fascismo.

Kavramın kökeni Antik Roma yöneticilerinin geniş hükümet yetkisini sembolize eden ucunda balta bulunan bir çubuk demetinin adı olan Latince fasces sözcüğünden ileri gelir.

İlk kez 1922 yılında İtalya’da Benito Mussolini’nin “Ulusal Faşist Parti’yi  kurmasıyla siyasallaşan bir doktrindir. Sonradan Almanya’da Nasyonel Sosyalist Parti ve İspanya’da Falanjistlerle devam eden Avrupa’nın kalbinde bir ur gibi büyüyen Modernite’nin en büyük fiyaskosu olarak da nitelendirilmiştir.

Şİmdi aradan neredeyse yüz yıla yakın zaman geçmesine rağmen faşizm yeniden ağır ağır gündeme geliyor.

Türkiye gibi demokrasi geleneği güçlü olmayan çoğunluğu dindar ve  muhafazakar olan bir ülkede geniş bir taraftar kitlesi de bulmuş durumda.

 

Yirminci yüzyılın ilk kurbanları Tevfik Nevzat ve Hasan Fehmi Bey’in ihat ve Terakki tetikçileri tarafından katledildiği ileri sürülüyor.(www.cgd.org.tr/index.php?Did=22)

Liste çok uzun. Aydın, yazar ve gazetecilere karşı girişilen suikastlar, kovuşturmalar, yıldırmalar, baskılar Türk siyasi geleneğinde var. Kanunlar buna el vermese de dinleyen yok. İktidarda bulunan parti kendini kanunların üstünde görüyor. Ayrıcalıklar istiyor. Dokunmazlık zırhına sığınıyor.

Faşist ideolojinin temel niteliklerini şöyle sıralayabiliriz:

• Toplumsal yaşamın bütünü, devletin iktidarı elinde tutanın dünya görüşüne göre, yani lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.

• Basın ve yayın kuruluşları mevcut ideoloji paralelinde yayın yapmaya zorlanarak, egemen görüşe zıt düşünceler ve eleştirel seslerin çıkması çeşitli baskı unsurlarıyla önlenir. Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece egemen düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkmasının önüne geçilmiş olunur ve tek tip düşünce, toplumda baskın hâle getirilir.

• Etnisiteyi ve ırkı temel alan bir milliyetçilik ve vatanseverlik övgüsü yaygındır, vatanı-milleti-devleti uğruna ölümü göze almak yüceltilir, belli kişiler bu özellikleriyle kahramanlaştırılır.

• Toplumun üyesi kabul edildiği ırk ya da milletin diğer ırk ve milletlere üstünlüğü savları öne sürülür ve kanıt gösterilir, bu bağlamda tarihe ve tarih yazıcılığına büyük önem verilir.

• Komünizme, liberalizme, demokrasiye, hatta bazen kapitalizme bile kesin bir karşı çıkış söz konusudur.

• Toplum sorunlarının çözümünde akıl ve bilim yerine, duyguya, nefrete, söylencelere (mitlere) dayanma eğilimi gösterir ve usdışıcı (irrationalist) bir felsefe anlayışından beslenilir.Kaynak( http://www.felsefe.gen.tr/siyaset_felsefesi/fasizm_nedir_ne_demektir.asp)

Yirminci yüzyılın bu lanetli ideolojisi ne yazık ki Türkiye’de yükseliyor. Toplumun çoğunluğu bu tehlikenin farkında değil.

faşist ideoloji nedir ile ilgili görsel sonucu

Faşizmin Ayak Sesleri

Yavuz Çekirge


Freelancer


Post navigation