Bir efsane nasıl yaratılırsa aynen öyle oldu.

Kulaktan kulağa yayılan, medyanın da saf tuttuğu bir esinti.

Kıyamet

Maya takviminin son günü.

Dünyanın sonu .

Senaryo da hazırlandı.

Marduk adlı gizli gezegen sinsice dünyaya yaklaşıp çarpacak ve tüm insanlığı yok edecek.

Yine aynı senaryonun farklı versiyonlarında Marduk’un bir önceki ziyaretinden söz edilir. Marduk gezegeninin çok zeki ve çok üstün medeniyete sahip canlıları,  önceki ziyaretlerinden birinde iki yüz bin yıl önce insanın ilk türü olan  hominidae lerin beyin kromozomlarıyla oynayarak bir mütasyon gerçekleştirmişler.

Bu mütasyona göre insan beyni bir sıçrama yaparak büyük bir aşama kaydetmiş ve bugünkü zeka seviyesine ulaşmıştır.

Marduk gezegeninde yaşayanlar dünyayı bir laboratuar olarak kullanmışlar. İşte şimdi de artık bu deneyin olumlu sonuç vermediğini görüp dünyayı ve insanları yok etmeye karar vermişler.

Bu yok ediş ise 21 Aralık 2012 tarihinde gerçekleşecekmiş.

Senaryo bu.

Tanrıların arabaları adlı kitabıyla (1968, Erinnerungen an die Zukunft, Chariots of the Gods) İsviçreli Erich Von Daineken, yetmişli yıllarda  çok geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı, neredeyse bir kült oldu.

İleri sürdüğü kurama en büyük kanıt olarak Mısır piramidlerini ve Maya uygarlığını gösteriyordu.

Bu akım bir yerde Atlantis efsanesiyle de bağdaştırıldı.

Sonuç itibariyle yeni kült insanların uzaylılar tarafından mütasyona uğratılarak geliştirilen varlıklar oldukları tezi üzerine yüzlerce senaryo geliştirildi.

Her kitap milyonlarca okuyucu buldu.

Şimdi yeni efsane Foton Kuşağı yine aynı kökten gelen varsayımlara dayanıyor.

Uzaydan gelen farklı türdeki ışık enerjisi (Foton) insanlar üzerinde ikinci mütasyonu gerçekleştirmek üzere  21 Aralık 2012 tarihini seçiyordu.

Gezegenler bir hizaya dizilerek gerçekleşecek olan bu foton kuşağı dizilişi sonrasında insanların kromozon yapısında değişiklik olacak ve insanlar bir üst seviyeye ulaşacaklar teorisi oldukça büyük bir taraftar kitlesi buldu.

Determinist (İnsan davranışla­rı ve eylemleri değişmez ilkelere veya yasalara bağlı olduğu gibi aynı zamanda zorunludur. Öyleyse insan özgürlüğünden, insanın özgür iradesinden ve özgür seçiminden de sözedilemez.) düşünce yapısının günümüzde ulaştığı nokta bu kuramlarla sınırlı değildir.

New Age akımları hız kesmeden yeni keşifler yapmaktadır. Bir araştırmacı konuyu şöyle açıklıyor:

“Ekinoks ve gündönümlerinde Burçlar kuşağında her 2150 yılda bir gerileme oluyor. Bu 2150 yıllık dönemelerin her birine çağ deniyor.  Bu gerilemenin tüm Burçlar kuşağınında gerçekleşmesi ise 2150 *12 =25.765 yıl. Maya’lara göre 2012’de(Zeitgeist 2150 diyor) yeni Kova burcu çağına giriyoruz.  Maya’lara göre 2012’de aynı zamanda yaklaşık 26 bin yıllık bir döngü de tamamlanıyor.  Güneş,Galaktik merkez ve Dünya tek bir çizgi üzerinde diziliyor.”

Bir diğer araştırmacı ise foton kuşağı inancını şöyle özetliyor:

“Yüksek enerjili fotonlardan oluşan büyük bir kuşak. 2012 yılında güneş sistemimiz tüm gezegenleri ile birlikte bu kuşağa girdiğinde dünyamızın ozon deliği onarılacak ve tüm yaşam 3. boyuttan 5. boyuta geçecek. İnsanların 2 sarmallı DNA’ları ikişerli olarak biraraya gelip 12 sarmallı bir DNA’ya sahip olacaklar. Bu olay sırasında tüm insanların chakra’ları açılacak ve duyuları ve algılamaları artacak. Herkes birbirinin düşüncesini okuyabilecek. Bu ilk önce kısa süren bir kaosa neden olacak fakat daha sonra herkes bir düşünce birliği halinde bir araya gelerek, önyargının, yalanın ve kötü düşüncelerin olmadığı bir ortama geçilecek. İnsanlar birbirinin auralarını görebilecekler. 12 sarmallı DNA’ya geçiş sonrası insanlarda hiçbir hastalık kalmayacak, hasta olanlar kendilerini ve birbirlerini iyileştirebilecekler. İnsanlar ölümsüz olacaklar. Ölüm olayı ise fiziksel dünya’da kalmaktan vazgeçip başka bir boyuta geçmeye karar verme şeklinde olacak. Yani, dünya’da geri kalanlar (kalmayı seçenler) ölmeye (başka boyut gitmeye) karar verenlerin ortadan bir anda kaybolduğunu görecekler. Fiziksel dünyamızda kalmayı seçen insanların ışık bedenleri olacak ve bu cennete benzeyen ışıklı dünyada çok güzel vakit geçirecekler. Fiziksel olarak 2000 yıl sürecek olan bu olay sonrasında foton kuşağı güneş sistemimizi terkedecek.”

Virginia Essene’nin “Galaktik İnsan” adlı kitabı da bu konuda oldukça derinlemesine analizler sunuyor.

  • İnananlar cephesi : deterministlerden oluşan newage müridlerinden oluşuyor. Galaktik insan analizine inanıyorlar.
  • İnanmayanlar cephesi: Bilimsel verilerin ışığında ortaya konan kuramların asılsız ve mesnetsiz olduğunu düşünüyorlar.

Gelinen noktada bir “inanç “sorunuyla karşı karşıya kalıyoruz.

İnananlar ve inanmayanlar ikilemi bir kez daha doğmuş durumda.

Dekadansın giderek hakim olduğu günümüzde artık umudunu yitirmiş olan insanların çok kolay bir biçimde sempati duydukları “foton kuşağı” varsayımı bir ölçüde kıyamet senaryosu Marduk’dan ayrılıyor.

Mardukçular “batsın bu dünya” yaklaşımlarına kanıt bulurken, kişisel yetersizliklerinin tüm insanların kaderi olduğuna inanan “foton Kuşağı” kuramcıları da sihirli bir ışıkla yetersizliklerinden kurtulacaklarına inanıyorlar.

Bilimsel kurumlar ve İnanç kurumları da resmi açıklamalar yapma ihtiyacı hissediyorlar.

Nasa 21 Aralık için özel bir video filmi hazırlarken , TC. Diyanet İşleri Başkanlığı bir bildiri yayınlamakta tereddüt etmiyor.

Nihayetinde herkes dilediğine inanmakta özgür.

Bakalım 22 Aralıkta neler söylenecek….

21 Aralık v Foton Kuşağı

Post navigation