Güz ekinoksu başladı sayılır. Artık yaz mevsimi sona eriyor ve 21 Aralık gündönümüne kadar sürecek olan sonbahar faslına giriyoruz. Astronomik sayaca göre 23 Eylül saat 09:04 ‘de  ekinoksa giriyoruz. Latin kökenli bir kavram olan ekinoks:  “equinox” , un kökü  “æquinoctium” kelimesidir:  æquus” (eşit ),  “nox” (gece). Gece ve gündüzün eşitliği etimolojisi söz konusudur.

Günümüzde  halâ inanç coğrafyasında yeri bulunan ve kutlanan (pagan)  güneş ya da ay kültlerinde çok önemli bayramlar da bu güz ekinoksunda kutlanmaktadır.

İngiltere’de kadim Kelt inanışlarında “stonehence” gibi yapıların güneşin hareketlerini izlemek üzere yapıldığı bilinmektedir. İrlanda’da ekinoks zamanında güneşin ışıklarının içeri girip koridorun duvarındaki özel sembolleri aydınlattığı druidlerin yapıları günümüzde de ilgi çekmeye devam etmektedir. (Louhcrew Megalithic Cairns)

Hemen hemen her kültürde iki ekinoks ve iki gündönümü kutlamaların yapıldığı zamanlardır. Eski çağlarda tarıma dayalı toplum düzeninde güneş ve ay kültleri bu özel zamanları özel törenlerle kutlamış, halâ da kutlamaya devam etmektedirler. İlk çağ sonrasında ortaya çıkan tek tanrılı dinler bu pagan gelenekleri senkretize ederek farklı anlamlandırmışlardır.

Günümüzde İran’da kutlanan  Mihrigân Bayramı kökleri çok eskilere giden geleneklerden biridir.  İran güneş takviminde yedinci ay olan ve 23 Eylül-22 Ekim arasını kapsayan “Mihr” ayının 16-21. günlerinde  “Akhamenidler‟den beri kutlanılan “özel”  bir bayramdır.

Sevgi veya güneş anlamına gelen “mihr” ve süre anlatan “gân” ekinden oluşan, kavram aslında  “ güneşe, kutsal olana duyulan kesintisiz, sürekli sevgi” anlamında kullanıır. Firdevsi’nin şeyhnamesi İran tarihinin aynasıdır. Kadim İran-Pers hiyerofanileri, diğer kültlerde olduğu gibi güneşin ve ayın hareketlerinin özellikle de mevsim dönümlerini belirleyen kış ve yaz gündönümlerini, ilkbahar ve güz ekinokslarını özel törenlerle kutlamayı gelenek haline getirmişlerdir. Güz ekinoksu gündüz ve gecenin eşitlendiği özel bir zamandır. Bu bazı kültlerde hasat sonrasına, bağbozumuna denk gelmesi itibariyle sevgililer için bir kavuşma zamanı olarak da bilinmektedir.

Pers Kıralı Feridun Dahlak ‘ı mağlup ettikten sonra zafer kutlamaları yapılır. Firdevsi eserinde bu kutlamaları güz ekinoksuna denk gelmesi itibariyle şöyle anlatır.

“…Feridun kendisinden başka bir padişah tanımadı. Padişahların töresince, taht, taç ve sarayını hazırladı. Mihr-ü-mahın birinci mübarek gününde şahlara yaraşan tacını başına koydu. …Gönüller adaletle parlayınca, padişahların töresine uyarak yeni bir bayramın temeli atıldı. Bütün akıllı adamlar, ellerindeki yakut kadehlerle sevinç içinde idiler. Yeryüzü parlak şarabın, adaletin, yeni ayın ve yeni tahtın ışıklarıyla doldu. Feridun, ateş yakmalarını, içine amber ve safran atmalarını buyurdu. İşte Mihrigân bayramını kutlamak, dinlenmek ve yiyip içmek âdeti o zamandan kalmıştır, onun dînî ve töresidir.”(1) Alıntı 

Referans olarak kullanılan basılı olmayan kaynaklar:http://www.knowth.com/loughcrew.htm ;http://www.timeanddate.com/calendar/september-equinox-customs.html ;http://www.spiritualhumanism.org/solequin.php ;http://www.new-age.co.uk/autumn-equinox.htm

—————————–

(*) Ekinoks: Güneşin ekvatorla direk açı yaptığı zamana verilen addır. Gündüz ve gecenin eşitlendiği özel bir gündür. Yılda iki kez gerçekleşen bu astronomik olay güz ve yaz ekinoksları olarak bilinmektedir. Güz 22-23 Eylül ;Yaz 20-21 Mart.

(1) Cihan PİYADEOĞLU:GAZNELİLER VE BÜYÜK SELÇUKLULAR’DA BAYRAMLAR VE BAYRAM KUTLAMALARI;Turkish Studies :International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/4 Fall 2010

 

Mihrigân ve güz ekinoksu (*)

Post navigation