Seçimler beklendiği gibi AKP’nin yeniden iktidar olmasıyla sonuçlandı.

Bundan sonraki siyasi reformların gerçekleşmesi beklenen süreç çok daha güçlükle ilerleyecek.

Kürtlere, Alevilere ve ötekileştirilenlere hak ve özgürlüklerinin hangi siyasi formülle verileceği tartışılacak.

TSK’nin ve yargının “vesayet” özgül ağırlığı hesaplanacak.

Bu sorunların üstesinden gelebilecek “akil adamlar” siyasi kimlikleriyle mi, yoksa akademik kimlikleriyle mi sürece dahil olacaklar?

Daha aradan yirmi dört saat geçmeden iki muhalefet liderinin isifası isteniyor.

Beklenen ve vaad edilen istikrar ve huzur acaba sağlanabilecek mi?

Bazı medya çalışanlarının, köşe yazarlarının ve “yorumcuların” bir yılda ikinci doksan derece dönüşleri dikkat çekti; iktidar partisinin dümen suyuna ani direksiyon kıranları görmek gerçekten ızdırap verici.

Takvim-i Vakayi gazeteciliği yeniden hortladı. Çare yok.

Kişiliğini ve mesleki saygınlığını koruyamayan köşe yazarlarının içine düştükleri durum, demokrasi açısından çok endişe verici.

Bugünkü gazetelerin tüm köşe yazıları “padişahım sen çok yaşa ” biatlarıyla doluydu….

Bağımsız medyanın her halde son günlerini yaşıyoruz artık.

Entelektüel duruşu olanların ötekileştirildiği, sancılı dönemlerinin başlangıcı, “liboş”laşmanın (1) hızlandığı günlerdeyiz..
……………………….
(1) liboş; liberal gözüküp kendi çıkarını kollayan ve başkalarını kandıran (kimse).

Sivil Anayasa

Post navigation