“So now for a reality check. The world is not safer for Bin Laden’s killing. It is safer because of the winds of freedom blowing through the Middle East. If the West treats the people of this region with justice rather than military firepower, then al-Qa’ida becomes even more irrelevant than it has been since the Arab revolutions.” Robert Fisk

The Independent’in Orta Doğu uzman gazetecisi Robert Fisk, dünyanın Bin Laden ‘in ölümünden sonra daha mı güvenli hale geldiğini sorguluyor. Orta Doğuda esen hürriyet rüzgârlarının umut ışığı ve çözüm getirdiğini, öte yandan askeri gücün bölgeyi daha güvensiz hale getirdiğini vurguluyor.

Sebep ve sonuç ilişkisini kurmamıza fırsat verilmeden, bir intikam duygusunu öne çıkaran bir medya bombardımanıyla karşı karşıyayız.
“Kötü adam” öldürüldü. Kimler tarafından ? ABD silahlı gücü tarafından. Muhteşem bir operasyon, nefes kesen anlar.
Sonuç. Zafer ve intikam.

” Muktedirlerin zaferleri beni ürkütür. Zafer çığlığı atan, zaferini kutlayan bir muktedir, bana korkudan çok, tiksinti verir. Zira muzaffer bir muktedirin sevinç gösterisi, pervasızlığın hoyratça dışavurumundan öte bir anlam taşır. Gücü kutsama ayinidir bu aslında. Hakkın ve haklılığın tek kaynağının “güç” olduğunu herkeslere kabul ettirmeyi hedefleyen bir “kötülük töreni” de diyebiliriz buna. “Kazandım, o halde haklıyım” demenin en kaba biçimidir burada karşımızda duran. ABD kendi yarattığı kötü adamları,( Saddam ve Bin Laden’i ) artık ihtiyacı kalmadığı için bir Holywood tadında hikâyeyle bize sunmaktadır” Mithat Sancar, Taraf

Şimdi böylesine iki farklı bakış açısıyla ölüm kokan, daha doğrusu birbirinin kanına susamış, kurumlaşmış intikam birliklerinin karşılıklı misillemelerini izliyoruz.
havada uçuşan önyargılar kafamızı karıştırıyor. Müslüman, terörist, ABD, İşgal, Kurtarma,komando, silah…vb.

Orta Doğu belki de binlerce yılllık tarihini haklı çıkarırcasına fokur fokur kaynıyor.

Bin Laden ve onun gibiler zaten yok olmaya mahkûm dekorlar olmanın ötesine geçemeyecek kadar çaresizler.

Hiç kimse öldürülen sivil insanlara, evini terk etmek zorunda kalan fakir insanlara, ailesini geçindirmek için Şam’da, Bağdat’ta,Kahire’de, Trablusgarp’da olmadık mücadeleleri veren çaresiz insanlara yardım etmiyor.

Dünya güçlülerin dünyası.

“Ya ABD İslam ve OD ile barışma makasına geçecek ve İsrail kozunu kullanarak OD’daki büyük Arap kitlesini karşısına almaktan uzaklaşacak ya da bin Ladin sonrasında belki de manipule edilen bazı “İslami terör” girişimleriyle yeniden bu dünyayı kendisine büsbütün düşman ilan edip, üstüne olanca hışmıyla gidecek.” Hasan Bülent Kahraman,Sabah

Seçimlere kırk gün kala, coğrafyamızda olaylar git gide içinden çıkılmaz bir hale geliyor. OD’ya göre çok Batı’ya göre daha az “demokratik” bir ülkede hızla değişen sosyal yapıyı analiz eden uzmanlar var. Onlara göre bu coğrafyada her şeye karşın, çekilen tüm acılara karşın toplumsal yapı, yine de “demokrasi” nin, bireysel hak ve özgürlüklerin değerini anlayan, onu korumak için gayret eden bireylerden değil de, güçlü olana “Bi’at” etmeye alışık, farklı olanı yok etmeye kurgulanmış dilimlerden oluşuyor. Popülist siyasetçilerin hızla otokratikleştirdiği bir yapı bu.

Bilimin ve bilginin değil de kaba gücün egemen olduğu bu coğrafyada insanların Bin Laden ‘in öldürülmesinden sonra daha güvende olduklarını söylemek zor.

Osama Bin Laden

Post navigation