Nevruzda doğum günü kutlamak sanırım bana ebeveynlerimin bir hediyesi.
Her yıl kozmik dönüşümü yaşayarak geliyorum doğum günüme.
O kadar çok şey oluyor ki..
Öncelikle cemreler düşüyor…
Cemrelerin Arap kültürü olduğu ileri sürülüyor…
Sonra gün dönümü demeye dilim varmıyor, equinox yani nevruz çıkageliyor.
Biraz Doğulu (Bu sanırım Pers demek oluyor), biraz da batılı (Bu da İzmir ve İstanbul meridyenlerine kadar olan yerler anlamında kullanıyor) bir karmaşa içinde doğum günüme yaklaşıyorum.
Her yıl aynı üzüntüyü duyarım.
“Nevruz kutlamaları ” adı altında medyanın Anti-Kürt propagandası başlayıverir.
Bir iki hafta kala “dolduruş medyası” görevini yapar..
Nevruz Kutlamaları sanki büyük bir Kürt ayaklanması olacakmış gibi işlenmeye başlar.
Kardak krizini yaratan, Kıbrıs çıkartmasını kışkışlayan,27 mayıs, 12 Mart balyoz harekatını kurgulayan medya aynı medyadır.
Her doğum günümde bu tabloya bakarım..
Değişmesini isterim hep.
Kravatlı ceketli devlet büyüklerinin o ateşlerin üstünden atlamamasını isterim.
Kameraların o anı çekmemesini isterim.
Şenlik alanını dolduranların “woodstock festivali”ne katılanlar gibi davranmasını isterim.
Altın çağda düzenlenen şenlikleri kitaplardan okuyup, nasıl olup da bu ilkelliğe saplandığımızı düşünmemek isterim..
Her doğum günümde yılbaşlarını kutlayan kardeşlerimin mutlu olmasını isterim…

Nevruz mu Newroz mu?

Post navigation