Aradan tam kırk yıl geçmiş. Yaşadıklarımızı paylaşabileceğimiz arkadaşlarımız savrulmuş gitmiş….

Bizim kuşağı bir parça sigara külünün rüzgârla mücadelesi sonunda yeryüzüne ve yeraltına savuran darbe döneminin zihnimize kazınan tarihi.

Sorumlular halâ ellerini kollarını sallayarak geziyorlar. Hesap soran yok. Ne hazin bir makam…

Zaten o kadar geriye gitmeye kimsenin de niyeti yok. Yeni denklemler kurulmuş…

Bu seçimlerde oy verecek olan çoğunluğun hafızası 1990-2011 arasındaki döneme endekslenmiş durumda.

O vakit yapılacak iş belli… Medyanın darbelerde ve siyasi parti liderleriyle oynadığı rol en gözde konulardan biri.

Kısacası bizi ilgilendiren konuların kırıntısı bile gündemde değil.

“12 Mart 1971 Balyozu”nun üniversite gençliğine verdiği hasarın faturasını çıkartmak da kolay değil.

Belki de üniversitelerin, medyanın, siyaset alanının bugünkü seviyesinin ayarını da o dönemde aramak gerekiyor.

Bugün güneşli bir gün. İyi şeyler düşünmek için yeterli ışık var.

Hava kararırken ne yaparım bilmem.

Üç fidanlara benim kahraman kardeşlerime selam olsun……

12 Mart 1971

Post navigation