Yıl 1967 Olof Palme 39 yaşında Ulaştırma bakanı,  Lena Nyman meraklı genç kız sorular soruyor, cevaplar arıyor .

İsveçli tiyatro ve film sanatçısı Lena Nyman uzun süredir tedavi  gördüğü hastalığa yenik düşerek 66 yaşında Stockholm’de dün (4 Şubat 2011) vefat etmiş.

İsveç’e gittiğim yıl (1972) bir filmini görmüştüm.  ”Jag är Nyfiken”, “Meraklıyım” dizisi. “Sarı” ve “Mavi” . “Gul” och “Blå”.

O zaman İsveç başbakanı olan Sosyal Demokrat Partisi lideri Olof Palme ‘ de filmde   kısa  da olsa rol alıyordu.

O zamanlar  “12 mart “ baskı rejimi, Türkiye’de  yavaş yavaş toplumu pençesine alıyordu. Tutuklamalar, sansür, işgal ve işkence kol geziyordu. Bir derneğe üye olmak, gösteri yürüyüşüne katılmak baskılara davetiye çıkarmak anlamına geliyordu. Devlete ve rejime itiraz eden herkes “anarşist”,“komunist”,vb. olarak nitelendiriliyordu. O zamanlar terörist kelimesi kullanılmıyordu. Özerk olan üniversitelere polis ve jandarma baskınlar düzenliyor, her türlü gösteri yürüyüşü, toplanma ve boykot gerekçe gösterilerek müdahale ediliyordu. Sıkı yönetim şemsiyesi altında  faili mechul cinayetler ve hukuk dışı uygulamalar bugün eleştirilen Mısır ve Tunus’daki diktatörlükleri aratmıyacak  derecedeydi.

Bu baskılara dayanamayıp yurt dışına gidenler arasında ben de vardım. Sosyal Demokrat parti idaresindeki İsveç’te  o zamanlar  bireysel hak ve özgürlükler bizim algımızın çok ötesinde , bugün bile aradan kırk yıla yakın zaman geçmesine rağmen malesef erişemediğimiz bir noktadaydı.

Vilgot Sjöman ‘ın yazıp yönettiği ve  Lena Nyman’ın başrolünü oynadığı “Jag är Nyfiken- Gul ” ,”Jag är Nyfiken- Bl唑  adlı filmler,   İsveç bayrağındaki sarı ve maviyi çağrıştıran protesto filmleriydi.

Sjöman, 68 ruhuyla moderniteyi sorguluyordu. Bo Widerberg, Stefan Jarl ve Jan Troell gibi o da toplumun tutucu kanadına Michel Foucault’un tezleriyle yükleniyordu. Paris’de modernitenin iflası üzerine ders veren Faucault’un konferans salonundan taşan öğrencilerin haddi hesabı olmazdı.

Nitekim o yıllarda benim oturduğum Stockholm’ün işçi mahallesi Södermalm’daki Lasse’nin “Krog” unda (İsveç tipi taverna) cinsellik ve sınıf bilinci gibi kavramlar o derslere katılan gazeteci ve yazarlar tarafından  her gece masalara yatırılır, üzerine dökülen şarap ve biranın marifetiyle  geceyarılarına kadar cebelleşirdik. Son sözü eski komunist Lasse söylerdi.:

“Özgürlük mücadelesi sonsuza kadar sürecektir”.

Sjöman, 2006 yılında vefat etti. İsveç film rejisörleri arasında belki de modernitenin vaad ettiği bireysel özgürlükler konusuna en çarpıcı eleştirileri yansıtmasıyla  tanınmaktadır.

Bireysel özgürlüklerin derecesinin ülkeden ülkeye ne denli değişiklik gösterdiği, özellikle “12 mart Türkiye” sinden giden bizler için çok öğretici olmuştu.

Lena Nyman babasıyla birlikte Stockholm’de yaşayan meraklı bir genç kız rolünü oynuyordu. Babası Franko rejimine karşı İspanya’da mücadele edenler arasında yer alan meraklı bir genç kız. Fimin ana konusu Lena Nyman ‘ın sokakda herkese sorular sorarak bilgi toplaması üzerine kuruluydu.

Filmde yer alan çıplak sahneler o zamanlar çok eleştirilmişti. Cinsel özgürlüklerin de geniş çapta işlendiği film dizisinde Lena Nyman saflığı ve güzelliğiyle beni büyülemişti. Onu hep böyle hatırlıyorum…

Släpp fångarne loss, det är vår!      (“Mahkûmları serbest bırakın, ilkbahar geldi.”)

Lena Nyman

Post navigation