Türkiye demokrasisinin   yirmi dört saat sonra yeni bir döneme gireceği üzerinde mutabakat var.

Anayasa referandumu sürecini yaşayan seçmenlerin büyük bir çoğunluğu şaşkın.

Neyin oylanıp neyin oylanmadığı konusu üzerinde kesin bir mutabakat da yok .Mevcut kutuplaşmalar çerçevesinde yapılan kamuoyu araştırmalarının basına yansıyan bölümü dikkate alındığında 2-3 puan farkla “Evet” oylarının kazanacağı yönünde görüş bildiriliyor. Resmi gazetede yayınlanan “paket”in açıklamalı, karşılaştırmalı tabloları medyada yeterince yer almasına karşın, mitinglerde siyasal liderlerin daha farklı bir üslup ve muhteva ile seçmeni etkilemeye çalıştığı gözlenmektedir.

Bu referandum kampanyaları sırasında geçmişte üstü şu ya da bu şekilde örtülen bazı tarihi gerçeklerin medya aracılığıyla seçmene duyurulduğu da görülmüştür:

  • Darbe Planları,
  • İşkence merkezleri,
  • Yargının siyasallaşması,
  • Yolsuzluk hikâyeleri,
  • Bireysel hak ve özgürlüklerin güüvenlik güçleri tarafından “dinleme” marifetiyle ayaklar altına alınması,

Neden Hayır ?

CHP,  referandumda özetle aşağıdaki mesajları ileterek “hayır” oyu verilmesini istiyor:[2]

  • AKP talan düzeni kurdu,
  • Yargıya kendi adamlarını atamak istiyorlar,
  • AKP demokrasiye samimiyetle inanmıyor, göz boyuyor.
  • 12 Eylül darbecileri değişiklikten sonra yargılanmayacaklar, aldatmacadır.

MHP  referandumda özetle aşağıdaki mesajları ileterek “hayır” oyu verilmesini istiyor:[3]

  • Mutabakat aranmamıştır,
  • Anayasa değişiklik maddeleri dış kaynaklı  sipariştir,
  • Dayatmacı anayasa hukuk düzeni amaçlanmaktadır,
  • Toplumu ayrıştırma ve bölme amaçlanmaktadır,
  • Başörtüsü sorunu çözülmemektedir,
  • Demokrasi kalkanıyla diktatörlük kurmaktadır.

Neden Evet ?

AKP  referandumda özetle aşağıdaki mesajları ileterek “Evet ” oyu verilmesini istiyor:[4]

  • 12 Eylül darbecilerinin yargılanması yolu açılacaktır,
  • Bireysel hak ve özgürlükler mevcut 12 Eylül anayasasından daha geniş bir alana kavuşacaktır.

“Yetmez Ama Evet” hareketi özetle aşağıdaki mesajları ileterek “Evet ” oyu verilmesini istiyor[5]

  • 2 Eylül Anayasasından ve ruhundan tümüyle kurtulmamızı sağlayacak yeni bir anayasa istiyoruz. Mevcut Anayasa değişiklik paketi 12 Eylül Anayasası’ndan tümüyle kurtulmak yönündeki taleplerimizi karşılamıyor. Ama bu paket darbe anayasasının çöpe atılması yönünde önemli bir ilk adımdır.
    Bu yüzden YETMEZ AMA EVET!

Boykot konusu :

Referandum oylamasının seçmen tarafından boykot  edilmesi gerektiğini düşünen  BDP seçmenden şunu istiyor:

“AKP-CHP-MHP gericiliğine mahkum değiliz. Kendi demokratik seçeneğimizi boykot kararı ile birlikte yaratmış durumdayız.AKP’nin halka “bu paket referandumdan çıkmazsa felaket olur”şeklindeki tehditkar tavrına karşı CHP-MHP’nin “bu paket sandıktançıkarsa felaket olur” karşı tehdidinin yarattığı korku iklimine teslim olmadan,tehditlerine pabuç bırakmadan  hepsini birden boykot ediyoruz.Hem Kenan Evren’i hem de O’nun ardılları olan güncel darbe sevicilerini hem de halkımızın iradesiyle alay etmeye kalkan AKPzihniyetini boykot kararımızla deşifre edeceğiz.12 Eylül günü sandığa gitmeyerek “biz yamayasa değil yeni anayasa istiyoruz” diyeceğiz.”[6]

Bugünkü verilere göre TBMM’nde  partilere göre sandalye dağılımı şöyle:

Siyasi Parti Adı Sandalye Yüzde Dağılımı Oy Dağılımı
Adalet Ve Kalkınma Partisi: 338 62% % 46.57
Cumhuriyet Halk Partisi : 97 18% % 20.88
Milliyetçi Hareket Partisi : 69 13% % 14.28
Barış ve Demokrasi Partisi: 20 4%
Bağımsız Milletvekili: 10 2%
Demokratik Sol Parti: 8 1%
Demokrat Parti: 1 0%
Türkiye Partisi: 1 0%
Diğer Toplam % 18.27
Toplam: 544
Boş 6
Toplam 550 %100
Toplam Seçmen 42.8 Milyon
Seçim Katılım Oranı %84.25

Sonuç:

Benim tahminim “evet” oylarının kazanacağı doğrultusunda.

Oy veren seçmenlerin en az % 35 inin “hayır” oyu kullanacağı tahmin edilebilir. Boykot edenlerin oranının %10 civarında olacağı tahminiyle , hayır evet dengesinde  “evet” lehine bir puan farkı söz konusu olacaktır.Katılım yüzde 70-75 civarı olursa “Evet” oy oranı %60 sınırına yaklaşabilir.

Bu da ileriye dönük olarak “Anayasa Mutabakatı  “ konusunu öne çıkaracaktır. Eğer BDP ‘nin boykot çağrısına katılım büyük olursa, PKK eylemlerini artıracak  siyasette “Kürt Sorunu” önem kazanacaktır. Evet oylarının AKP ‘yi güçlendirerek 2012 seçimlerine götüreceği, bu süreç içinde AB uyum paketlerinin birer birer açılacağı fakat ülkedeki asayişin de ciddi anlamda doğu ve güneydoğu illerinde sorun teşkil edeceği söylenebilir.

Sonuç olarak   13 Eylül sabahı çok farklı ve güçlüklerle dolu kaotik bir döneme girişimizin ilk günü olacaktır. Gerek “evet” gerekse de “hayır” oyu kullanan seçmenin bu kaotik siyasal dönemde huzur ve refah bulamayacağını tahmin ediyorum.


[1] Bu yazıyı 11 Eylül 2010 , Cumartesi  saat 11:40 da yazıyorum.

[2] CHP Hayır Kitapcığı :  http://www.chp.org.tr/Files/NEDEN_HAYIR_KITAPCIK_web.pdf

[3] MHP Hayır Kitapcığı : http://www.referandumoyunu.com/brosur/

[4] AKP Evet Kitapcığı : http://www.kararmilletin.com/

[5] http://www.yetmezamaevet.com/anayasa-referandumunda-oylanacak-maddeler/

[6] http://www.bdp.org.tr/yayinlarimiz/bulten/dergi1.pdf

2010 Anayasa Referandumu ve Sonrası[1]

Post navigation