Bir haftadır bir “kaset” depremiyle sallanıyor siyaset sahnesi.

İç politikanın yenilir yutulur gibi olmayan ağır meseleleri:İşsizlik, madenlerdeki grizu patlamaları, açlık sınırında yaşayan çoğunluk, açılımlar yelpazesi, terör ve ihmal kurbanı masum gençler,anayasa değişikliği, yolsuzluklar, sağlık sorunları, Ergenekon,vb. sanki hiç yokmuş gibi.

Deniz Baykal’ın özel yaşamını ilgilendiren “mahrem ilişki”, dizi film olarak tefrika ediliyor. Çarşaf çarşaf yazılar yazan medyanın bildik kalemşörleri “etik,ahlak,dürüstlük” yazıları döktürüyor.

TV ‘lerin “oturan tepsi” programları konuşmacıları en ince ayrıntısına kadar kaset olayını yorumluyor.

Olayın doğru olup olmadığını da bir türlü anlamak mümkün olmuyor. Actus Reus.(1) Deniz Baykal, yargısız infaz yöntemiyle istifaya zorlanıyor.

Türkiye’nin en eski siyasi partisi CHP, bir haftada lider değiştiriyor. İki gün önce değişikliği imkansız olarak görenler birden bire çok mantıklı buluveriyor.

Deniz Baykal gümbür gümbür gidiyor, “Baykal madurları” nın da dönüş yaptığı CHP ‘nin direksiyonuna Kemal Kılıçdaroğlu geçiyor.

Değişen ne ? Değişen hiç bir şey yok. Aynı insanlar, aynı ayak oyunları aynı ideoloji, aynı takım. Prima Facie.(2)

Parti aynı, temsilciler aynı, taban aynı taban. İktidar sırası bizde diyenlerin çıkarlarının birleştiği ama sorunların aynı kalacağı aynı siyasi akım. Rüzgarın estiği yöne dönen işadamları yeni olanaklar kurguluyor.

Medyanın dört elle sarılıp, itiş kakış en ince detaylarına kadar magazinleştirdiği bir süreç yaşanıyor. Bunun nedeni konusunda farklı görüşler de yok değil. “Yandaş medya” bu konuya nasıl bakıyor? “Merkez medya” nasıl bakıyor analizine pek gerek yok.

AKP Hükümetine ve etkili cemaatlere şu ya da bu şekilde boyun eğen, ama eğdiğini itiraf etmeyi kendine yediremeyen medyanın bir tür başkaldırma gibi dört elle sarıldığı bu olayın giderek bir “Anti AKP ” hareketine dönüştüğü de görülüyor.

Yaklaşan referandum, seçimler öncesinde medyada yeniden bir yapılanma oluşuyor. Kılıçdaroğlu kampanyası bakalım nereye kadar sürecek. Aile seceresinden başlayan didikleme harekatı karşısında “Gandi Kemal” duruşunu bozmadan ne kadar dayanabilecek.

“Tek adam, tek lider” olarak özetlenebilecek ”demokrasi” anlayışı malesef sürüyor. Sivil demokrasi mekanizmalarının en önemli parçası olan kurumlar yeterince etik davranmıyor, yeterince denetim mekaizmalarından ve özgürlük havasından yoksun.
Bu coğrafyanın kaderi bu.

Liderler demokrasisi sürüp gidiyor.

Medyanın öne çıkardığı lider ‘Bona Fide’(3) Kemal Kılıçtaroğlu, CHP gemisinin paslanan ve çürüyen yerlerini acaba tamir edebilecek mi ?

Partinin içinde bulunduğu ağır sorunları ( Erratum Politicum)(4) çözebilecek reformları gerçekleştirebilecek mi?

Medya marifetiyle De Facto(5) işsiz ve fakir çoğunluk umutlanıyor.

“Aman ‘Gandi Kemal’ kurtar bizi” mesajı her yönden duyuluyor.

Bu coğrafyanın son bir kaç yüz yıldır başının belası olan “biat kültürü” yine farklı bir ambalajla tüketiciye sunuluyor.

Tüketici zaten hazır. Her şeye razı.
—————————–
(1) Olayda sanığın suçlanma işlemi
(2) Aksi ispatlanmadıkça gerçek olarak kabul edilen.
(3) İyi niyet
(4) Hatalı politikalar

Yeni CHP

Post navigation