Bizim kuşak için “12 Mart” tarihi, ağır ve sancılı bir “karabasan” dönemi olarak hafızalarımıza yerleşmiştir.
Üniversitede okuduğumuz yıllar…
Şöyle bir hatırlamaya çalışıyorum da …
Boykotlar,forumlar,işgaller,mitingler birbirini izliyor.
12 Mart 1971 tarihinden geriye doğru bakıldığında ilginç bir “seri” (Özel Kuvvetler senaryosu ) dikkat çekiyor.
60 darbesi’nden sonra AP etrafına toplanan geniş katılımlı muhalefet cephesi ve DP tabanı ,12 Ekim 1969 ‘da yapılan genel seçimlerde Adalet Partisi’ni % 46,55 lik oy oranıyla iktidara getiriyor.
AP 256 CHP 143 milletvekili ile ana muhalefet partisi konumuna düşüyor.
CHP içinde iktidar mücadelesi başlıyor.İnönü Ecevit mücadelesi partinin ikiye bölünmesine neden oluyor.
İşçilerin sendika seçme özgürlüğünün elde edilmesi için 15-16 Haziran 1970 tarihinde DİSK ‘in organize ettiği yürüyüşe 75,000 kişinin katılması üzerine bakanlar kurulu üç ilde sıkı yönetim ilan ediliyor.
SBP ve Hacettepe Üniversite yurtlarından sonra 5 Mart tarihinde ODTÜ yurtlarında jandarma ve polis ortaklaşa operasyon düzenliyor.
Çatışma çıkıyor. Üç kişi ölüyor ,yüzlerce öğrenci tutuklanıyor .
9 Mart ‘da askeri darbeye teşebbüs ediliyor.
12 Mart ‘da Meclisde askerlerin muhtırası okunuyor…
Hükümet İstifa ediyor .
Askerlerin vesayetinde Nihat Erim hükümeti kuruluyor.
“Balyoz Operasyonu ” Nihat Erim ‘in emriyle başlatılıyor .
Binlerce masum yazar,sanatçı,öğrenci,üniversite öğretim görevlisinin tutuklanıp işkence gördüğü,faili mechul cinayetlerin ve insanların bir gece aniden ortadan kaybolduğu “karabasan dönemi” başlıyor….
Her yıl aradan geçen 39 yıla karşın bu ve diğer “Karabasan “ların suçlularının halâ ortalıkta (TV ve yazılı basında ) ellerini kollarını sallayarak küstahca gezinmeleri ve konuşmaları bana derin bir hüzün veriyor….
12 Mart

Post navigation