“İnsan, o kadar çok duygusunu gizlemek zorunda kalıyor ki, utançtan yüzü kızarıyor.”

Jorge Luis BORGES : Borges ve yazma Üzerine s.105

Kuzeyin ünlü yazarı Johan August Strindberg bir çok bakımdan bana ilginç gelen fikirleriyle on yıl yaşadığım Stockholm ‘de bana karanlık ve soğuk gecelerde ışık tutan yazarlardan biri olmuştur.

1975 yılında başladığım Strindberg çeviri notları günlüklerim arasından tesadüfen çıktı.Ne kadar sevindiğimi anlatamam . En azından başladığım işi bitirmeliyim diye düşündüm.

Kuzey ‘in bu büyük düşünürü yeterince tanıtılamadı sanırım. Bir tiyatro yazarı gibi biliniyor daha çok. Burada yazarın düşüncelerinden oluşan bir derlemeyi doğrudan 1975 yılında yaptığım çevirileri gözden geçirerek İsveççe den aktarmak istiyorum.

Bu derleme İsveçli entellektüel Jan Myrdal ‘in editörlüğüyle Pan Kitaplar tarafından gerçekleştirilmiş.Belki de zamanla tüm kitabı aktarmak mümkün olur .

(Doğumu :.22 Ocak 1849- Vefatı :.4 Mayıs 1912)

Johan August Strindberg kendini şöyle tanıtıyor : (1)

“Benim siyasi fikirlerimi merak edenler için söylüyorum. Ben Sosyalistim,nihilistim ve her tür gericiliğe karşı duran katıksız bir cumhuriyetciyim. Beni tanımak isteyenler böyle tanısın.Doğanın katledilişi konusunda Jean Jacques ile aynı fikirdeyim.Bana göre her bakımdan o kadar yönlendirilmiş ve aşırı yönetilmiş durumdayız ki yeni bir başlangıç yapmak zorunlu hale gelmiştir. Neyin nerede olduğunu araştırmak için her şeyin altını üstüne getirip havaya uçurulması işleminde de görev almak isterim. ” (2)

Toplum nedir ?

Toplum üst yapının altyapıyı etkisi altında tuttuğu bir birlikte yaşama biçimidir.

Bu toplumun en kutsal sırrıdır.

Bu sırrı ifşa edenler ya da sırrı halk arasında yaymaya kalkanlar çeşitli şekillerde cezalandırılırlar.

Tüm kitapları yazan ,bizi eğiten üst yapı kurumları bütün bu konularda yapılacak tartışmalarda kendi çıkarlarına uygun sonuçlar çıkarabilecek yetenekleri de bünyesinde bulundurmayı ihmal etmemiştir.

Üst sınıf, alt sınıftan her kişinin çok çalışması koşuluyla üst sınıfa geçiş yapabileceğini savunur. En bilinen üst sınıfa geçme yöntemi kitabına uydurulmuş olan hırsızlıktır.

Bu geçişi en iyi tüccarlar yapabilir.Üst sınıfa geçiş yapan biri yine de aşağılanır.Alt sınıftan üst sınıfa geçenlere “sonradan görme “ denir.

Üst Sınıf nedir ?

Tüketenler ve yöneticiler üst sınıfı oluştururlar.Yönetmek çalışmak anlamını taşımaz.Bir meslek de değildir. Bir tür uğraşıdır. Eğer üst sınıfın düzenlediği av partilerini,baloları,gezileri ve çok gizli zevk toplantılarını da düşünürsek onları da bir tür uğraşı gibi kabul edebiliriz.

Alt Sınıf nedir ?

Doyuran üreten ve yönetilenler. Elleriyle yiyecek ,giyecek konut ve yakıt üreten insanların oluşturduğu üretici topluluktur.

Üst sınıf hangi yöntemlerle alt sınıfı etkisi altında tutar ?

Yalan ,dolandırıcılık,dua,ordu,tutukevleri .Yalanlara genel doğrular adı verilir. Halkın menfaati için dolandırıcılık, halkın iyiliği ve selameti için dualar ve tanrının sözleri,ordular “ yurt savunması için” ,tutukevleri de “iyileştirme ve tedavi etme merkezleri olarak nitelendirilir.

Yönetim alt sınıfı yönetim altında tutanlardır.Alt sınıf bütün bunlara rağmen yönetilmek ister.Yönetim kurulları olsun ister.

Üst sınıfın beş büyük yalanı nedir ?

Din,politika,kanunlar,bilim,sanat ve ahlak.

Bu yalanlar üst sınıfın denetimi ve amaçlarına hizmet edecek şekilde düzenlenmiştir.

Din nedir ?

Az gelişmişlik sürecinde üst sınıfın alt sınıfı kontrol etmek için icat ettiği yapay bir gereksinmedir .

Üst sınıf dinle belli etmeden alay eder.

Öte yandan halkın gereksinimi için bir halk dininin bulunmasının da gerekli olduğunu düşünür. Din üst sınıfın çıkarlarına hizmet eder.

Din olmazsa halk mutsuz olur diye düşündürmek ister.Bunları da ateistlere söyletir.Din üst sınıfa hizmet eder

Din hangi yöntemleri uygular ?

Korku ve avuntu.

İkinci Frederick bu konuda şunları söylemiştir.(3)

“Tüm kanun adamları halkı bir arada tutabilmek için tanrıyla konuşurlar.İnanın bana eğer bu doğruysa o vakit hepimiz kurtuluruz.Cehennem ve şeytandan ilelebet kurtuluruz. İnsanların içindeki korku tanrıları yarattı, güç ise kıralları .”

———————————————
(1) Ordet i Min makt :Läsebok för Underklassen- Bokförlaget PAN/Norstedts -En Panbok’ Sammanställd av Jan Myrdal Stockholm 1968

(2) Strindberg ’in yaşadığı dönem,toplumda üretimve sermaye ilişkilerinin hızla değiştiği, aydınlanma çağının getirdiği düşünce akımlarının birçok sonucundan biri olan sosyalist fikirlerin tüm Kuzey Avrupa ülkelerini sardığı dönemdir.Y.Ç.

(3) Avrupa tarihinde kara savaşları çok önemli bir yer tutar. Özellikle Kuzey Avrupa’lıların (Germen ) örnek aldığı büyük kral İkinci Frederick 1712-1786 Prusya Kralıdr . Savaşçı kişiliği kadar liberal düşünceleri ve dini konulardaki hoşgörüsüyle çağa damgasını vurmuş Avrupa ‘nın en önemli kırallarından biridir. Ezeli rakibi Avusturya ve Rusya ‘ya karşı büyük iktidar mücadeleleri vermiştir.Yedi yıl savaşları olarak bilinen ve Avrupa tarihinin en kanlı savaşlarından biri olan savaşdan Silisia ‘nın hakimi olarak çıkmayı başarmıştır.Zamanın süper gücü Büyük Britanya Hindistan ve ABD toprakları üzerinde hak idaa ederek güneş batmayan imparatorluğu kurarken , Rusya Çariçesi Elizabeth ‘in ölümüyle Rusyanın savaştan çekilmesiyle ; II. Frederick tüm kuzey Avrupa’nın hakimi olarak en güçlü kral olarak tarihe geçmiştir.Güçlü Prusya Krallığı Alman politikacıların bir vizyon olarak halka bir savaş nedeni olarak sundukları bir hayal olarak (Hitler ) uzun yıllar geçerliliğini konumuştur. YÇ.

August Strindberg (1)

Post navigation