Berlin Duvarı , ya da yıllarca “Utanç duvarı” (Schandmauer) olarak da anılan ve Batı Berlin’i bir ada gibi abluka altına alan bu betondan sınır, 9 Kasım 1989 ‘da Doğu Almanya’nın, isteyenlerin Batı’ya gidebileceğini açıklamasının ardından tüm tesisleriyle birlikte yıkıldı.

Bugün yirminci yıldönümü kutlanıyor…

Tüm önemli medya organları , ‘Berlin Duvarı’nın yıkılışının 20. yıldönümünü n kutlama programını naklen yayınlıyor.BBC ‘den izliyorum.Bu akşam tarihi bir anı yaşayan Berlin , tüm dünyaya Merkel aracılığıyla tek bir mesaj veriyor:Merkel , duvarın yıkıldığı 9. Kasım 1989 gününün Almanya’nın ‘yakın tarihinin en mutlu günü’ olduğunu belirtti. Mesajında duvarın yıkılması ile Alman birliğinin de önünün açıldığını belirten Merkel, “Bu gün, çok sayıda insanın hayatını değiştirdi – benim hayatımı da.” dedi.Berlin-Wilmersdorf’taki Robert-Jung-Oberschule öğrencileri tarafından yapılan ‘Domino Galerisi’, Potsdamer meydanı, Brandenburger Kapısı ve Reichstag hattı üzerinde 1,5 km uzunluğunda. Bin renkli sütundan oluşan sembolik duvarın ilk sütununu Polonya eski Devlet Başkanı Lech Walesa ve dönemin Macaristan Devlet Başkanı Miklos Nemeth birlikte yıktılar.

İki buçuk metre boyunda domino taşları ünlü Brandenburg kapısı boyunca yerleştirilmiş. Tanıdık bir yüz görüyorum davetliler arasında: Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Berlin Eyalet Başkanı Klaus Wowereit’ın davetlisi olarak 34 ülkeden yeni ve Almanya’nın birleşmesine katkısı olan eski devlet başkaları, Berlin duvarının yıkılışının 20. yıldönümü kutlamalarına katılmak için Berlin’de bulunuyor. Bunların arasında pala bıyıklı birisi var. Polonya tersane işçisi Walesa. Onur konuğu olarak hazır bulunuyor.

Sembolik olarak da domino taşlarını o hareket ettiriyor. Daha sonra Gorbaçov ‘un konuşmasını izliyoruz….Berlin Duvarı , gençlik yıllarımı geçirdiğim Stockholm ‘de çok üzerinde konuşulan ve tartışılan bir konuydu.Duvarın sembolik anlamı üzerinde farklı görüşler vardı.Yirmi yaşlarımdaydım.Dünyayı yeni yeni tanıyordum.Akşamları toplandığımız mahalle restoranımız ,Lasse’nin Krog’unda tartışırdık.VPK ‘lular Sosyal Demokratlar ve SPK ‘lular .Kentin Güney yakasına tutucu partililer gelmezdi.Orada lasse’nin yerinde şaraplar , biralar içilir duvar tartışılırdı.

VPK ‘nun meclis üyesi çınlayan sesiyle haykırıyordu: “Kapitalizmi dışarıda tutmak için yapılan bu duvar” onu kimse dinlemezdi genellikle.Doğu Almanya’dan,Polonya’dan , Çekoslovakya ve Litvanya ‘dan kaçan muhaliflerin de bulunduğu o ortamda kimse bu beylik lafları dinlemek istemezdi.

Lasse bunu bilir gülerek şarap servisi yapar arada gitarıyla ortalığı yumuşatırdı.Kapitalizmin uzak tutulması için yapılan komunist duvar bende hep büyük Çin seddini çağrıştırmıştır.Çinliler duvarları kime karşı inşa ettilerse Berlin duvarı da o fikirden hareketle oluşmuş bir insanlık ayıbıdır aslında .

Pink Floyd 1979 yılında “The Wall ” adlı albümünü yayınladı.Bu albüm üzerinde de çok tartışıldı..

.Ama şimdi yirmi yıl sonra Berlin duvarı bana çok eskide kalmış bazı değer yargılarının yittiğini anımsatıyor

.İnsanlar acaba daha mı özgür , daha mı mutlu ?

Buradan İstanbul’dan Berlin ‘e uçup o domino galerisinin yıkılışını izlemek isterdim .

Sonra da belki de Brandenburg meydanında bir yerde bir şeyler içerdim….

Berliner Mauer ya da Berlin Duvarı

Post navigation