Anlaşıldığı kadarıyla Kahire ABD diplomatları ve danışmanları tarafından İslam aleminin başkenti olarak görülüyor.

Eski büyük elçilerin bir sözünü hatırlamamak elde değil ..
Kahire olmadan ne savaş ne de barış olmaz.

Neden Kahire bu kadar önemli ?
Zamanda bir yolculuk yapmak gerekiyor bunu anlamak için.

Sırrı hala çözülemeyen piramitleri ve beş bin yıllık Mısır Dini ve Firavunlar döneminden sonra Kahire yeniden “evrenin” merkezi olmaya aday.İslam evreninin.Hükümdarlar ve ulu rahipler oturdukları tahtlarının dünyanın merkezi olduğuna inanırlardı.”Kutsal Kent”lerde başkentte oturular oradan da dünyayı yönettiklerine inanırlardı.
Mezapotamya,Mısır ve Sami mitolojisinde de varolan “Gökyüzü Kırallığı ” daha sonra tektanrılı dinlere de sekretize olmuştur.

Göğe doğru yükselen yüksek yapılar Ziggurat yani dünyanın direği ,gök ile yeryüzünün birleştiği yer olarak tanımlanıyordu.
Başkentlerde bulunan yüksek yapılar hep aynı fikri anlatmaya çalışır.Dante’nin ilahi komedyasında anlatılanlar da aynı alegoriyi kullanır.Kudüsdeki Beytü’l Mukaddes M.Ö. 586 yılında Babil Kıralı Buhtunnasır tarafından yıkıldıktan sonra Babil kulesi dönemin tek abidesi olarak kalmıştır. Paris deki Eyfel kulesi , Newyork’daki Hürriyet abidesi gökle yerin arasında bir yerde özgürlüğün hüküm sürdüğü bir ara’f ın varlığını temsil etmektedir.

Amerikalı için bu abide kutsaldır.Amerikan başkanı da binlerce yıl önce kendisinden önceki hükümdarların yaptığını yapmaya çalışmaktadır.Bugün ABD ‘nin Irak ve Afganistan ‘da yaptığı katliamlar ve cinayetlerin izah edilebilir bir yanı yoktur.

İlkçağda güçlü hükümdarların kurdukları kentler,uygarlığın beşiği kabul edilen Mezapotamya ‘da yani Irak ‘da ölüm meleği kol gezmektedir.Milyona yakın ölü beş milyondan fazla mültecinin yarattığı insanlık trajedisinin nedeni neydi? Şimdi yeni başkan Kahire’de yapacağı bir özür konuşmasıyla sıfırlayabilecek mi ?
  • Bugünkü Kahire ‘nin neyi temsil ettiğinden ziyade neyi temsil etmediği belli.
    Kahire demokrat Arapları temsil etmiyor.
  • Müslüman kardeşleri de temsil etmiyor .
    Şiileri de temsil etmiyor.

Peki neyi temsil ediyor ?

“İngiliz İmparatorluğu'”nun 1.dünya savaşı sonrası kurdukları bir dikta rejimini.
Hüsnü Mubarek ‘in ve onun destekleyicisi olan güçlerin silah zoruyla sürdürdükleri bir dikta rejimi.

B.H. Obama ve danışmanları bunun farkında.

Planlarını da ona göre yapmışlar.Irak ‘daki ABD varlığını Fransız yazar Amin Maalouf lale tarlasında yuvarlanan su aygırı alegorisiyle anlatmaya çalışıyor.
Danışmanlar öncelikle İslam alemine seslenmek için bir Arap kentinin seçilmesinin önemi üzerinde durulmuş olmalılar.

Araplar etnik olarak Müslümanların çoğunluğunu oluşturmuyorlar ama İslam dininin ve kutsal kitabın yazıldığı dilin Arapça olması ayrı bir ağırlık ve öneme sahip; giderek Arap İsrail savaşında da önemli bir rol oynayan Mısır yeni ABD stratejisinde yeni bir cephe görevi de görebilir.ABD artık Ortadoğu’da yalnızca İsrail ‘le nereye kadar gidebileceğini anlamış durumda.

Kahire bu anlamda en önemli Arap kenti olarak ortaya çıkıyor.Burada Ankara ‘nın da ikinci cepheyi oluşturduğunu unutmamak gerekiyor.

Kahire’nin El Ezher Üniversitesi ise Sünni mezhebinin merkezi olması itibariyle de ayrı bir özellik katıyor olaya .

Bu konuşmanın Kahire’de yapılması oldukça büyük sorunları da beraberinde getiriyor.
Sünni mezhebi muhattap olarak alınıyor ama Şii’ler alınmıyor mesajı da ortaya çıkıyor.
Filistinliler’e destek veriliyor ama Yahudilere verilmiyor.

Müslüman Kardeşler , Hamas ve Hizbullah gibi tabanı güçlü örgütler muhattap alınmıyor ,diktatörlere destek veriliyor.
Buradan çıkan mesaj şu aslında .

Ne yaparsanız yapın ama Amerikalılara dokunmayın….

Kahire

Post navigation