Çok önemli bir demokrasi merhalesi daha geride kaldı:

Seçimin ülkenin dört bir yanında nasıl cereyan ettiğine dair tarafsız haberler alamamaıza rağmen yine de olaysız ve sakin bir seçim yaşandığı söylenebilir.

Bu konuda uluslararası tarafsız gözlemcilerin raporlarını çok kısa sürede okumayı umuyoruz .
Yerel seçimlerin verdiği mesajların çok kısa bir özetini yapmak gerekirse :

AKP için sandıklardan şu mesaj çıkmıştır:

” Saflarda Erime ve parçalanma başlamıştır ” Seçmen kesin bir mesaj vermiştir. “Mağrur olma padişahım ,senden büyük Allah var… ” demiştir.

Bu ne anlama gelmektedir ?

Son aylarda iyice ortaya çıkan ve seçim kampanyaları sürecinde de açıkca izlenebilen,şişkin ego sendromlarının dayanak noktası zayıflamıştır:

Artık ,Türkiyede tek parti, tek adam ,milli şef ,padişah rüyalarının kesinlikle çağdışı olduğu seçmen tarafından vurgulanmıştır.

Seçmenin çoğunluğu % 61 i AKP ‘ye oy vermemiştir .

Bunu da rakkamla ifade etmek gerekirse : AKP ‘ye oy veren 18 Milyon kişi vermeyen ise 28 milyon kişidir.

Bu durumda demokrasinin gereği olarak AKP ‘nin “dayatma ” baskılarının kaynağı olarak nitelendirdiği çoğunluktan söz etmek oldukça güçtür.

Hesap ortadadır.

CHP için :

Gelecek seçimlerde Kılıçdaroğlu gibi bir başkanla iktidara gelebilirsiniz.Baykal görevi “Gandi” ye devret demiştir.

MHP İçin :

Aslında seçimlerde en büyük sıçramayı yapan parti MHP olmuştur.

Bunun nedeninin çok iyi analiz edilmesi gereklidir.

ANAP ve DYP ‘den kopan siyasi unsurların bir bölümünün MHP ‘de ortaya çıktığı söylenebilir.

Bu anlamda MHP ‘nin gelecek seçimlerde ciddi bir koalisyon ortağı olarak ortaya çıkabileceği ihtimali vardır.

Doğu illerinde firesiz “Kürt” etnik realitesi belirgin bir biçimde bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Diyarbakır başta olmak üzere Doğu ve GüneyDoğu illerinde ciddi bir etnik potansiyel olduğu ve yaklaşık 3 milyon kadar seçmenin “Kürt ” kimliğinin siyasi olarak da vurgulanmasını istedikleri realitesiyle karşı karşıyayız .

Bu sonuçlar yalnızca Türkiye’de değil AB ülkelerinde de değerlendirilecektir.Bu anlamda etnik siyaset AB görüşmelerinde masaya getirilecektir.

Türk Medyası malesef bu seçimlerde çok kötü bir sınav vermiştir. “

Yandaş medya” ve “Tüccar medya” gibi tanımlarla seçmenin gözünde hırpalanan medya mensupları siyasi anlamda bir kamplaşmanın odağına doğru sürüklenmiş ve bir bölümü taraf tutmak zorunda kalmışlardır.

Bazı medya kuruluşları açıkca militanlaşmış , “tarafsızlık ” ilkesi ciddi anlamda ikinci plana itilerek seçmen ve uluslararası kamu oyu nezdinde güvenirliği sorgulanır duruma gelmiştir..

Bu mesajların arasında satır aralarında okunması gereken ana mesaj aslında ülkenin yavaş yavaş içine girdiği ekonomik krizin önümüzdeki günlerde yaratacağı hasarların boyutudur.

Siyasi anlamda H.B. Obama ‘nın ziyaretiyle gündeme gelecek iki önemli konu bu atmosferde nasıl nasıl çözümlenecektir ?

ABD Ordularının Irak ‘dan çekilerek Afganistan ‘a konuşlandırılması lojistiğinde acaba TBMM ‘nde ne ölçüde bir “Teskere” sorunu yaşanacaktır ?

Ekonomik krizin ağırlaşmaması için gerekli olan ilk etapda derhal bulunması gereken 25 Milyar dolarlık destek nereden ve nasıl sağlanacaktır ?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ‘ün başlattığı ve Kuzey Irak başta olmak üzere “Kürt ” açılımı olarak tanımlanan siyasi stratejinin, İran,İsrail,Irak, Afganistan dörtgeninde nasıl uygulanacağı büyük bir merak konusudur.

Önümüzdeki günlerde muhalefetin “erken seçim ” baskısı büyük bir olasılıkla artacak,sertleşen polemiklerin yaratacağı gerilimli günlere hızla girileceği ve bu gerilimli ortamda işsizlik , yolsuzluklar, “Ergenekon” hukuksal süreci ,”İnsan Hakları ” ihlâlleri , “kişisel özgürlükler ve söz hürriyeti ” gibi ana konularda ciddi sarsıntılar olacağını tahmin edenlerin sayısı az değildir .
Seçim Mesajları

Post navigation