Midsommar

Kuzey yarımkürede yazbaşlangıcı bu yıl 20 Haziran tarihinde saat 23 sularında gerçekleşmiş. Bu yılın en uzun gününü bugün yaşıyacağız demektir. Güneşin doğuşu 05:38 batışı ise 20:20. Gündönümünü kutlamak için iyi bir nedeniniz varsa kadim gelenekleri halâ sürdüren ülkelere bakabilirsiniz. Örneğin İskandinavya. Stockholmde yaşadığım yıllarda hemen hemen her yaz bu şenliklere katılırdım. Yıllar içinde azalarak gelen bir kutlama ritüeli. Yine de yiyecek, dans ve ilişkiler açısından güçlü öğeleri barındıran bir ritüel. Hıristiyanlaşan İskandinavya bu geleneğine de değişiklikler yapmış. “majstång or midsommarstång” adı verilen ağaç kütükleri şenlik alanına dikilerek yaz çiçekleriyle süsleniyor. Bu doğanın doğurganlığını sembolize ediyor. Erginlik çağındaki kız ve erkeklerin şenlik alanında birlikte sabahlara kadar dans ettikleri özel bir gün.

Read more

Ray Bradbury ve Fahrenheit 451

Ölümünden tam 60 yıl önce yazdığı bilim kurgu romanı, Fahrenheit 451 kimi düşünürlere göre güncelliğini koruyor. İkinci savaştan sonra iki kutba ayrılan dünyanın Batı merkezinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri, silahlanma yarışına giriyor, bunu siyasi olarak halka izah etmek için de “Komunizm” tehlikesini gösteriyordu. Neyin sağ neyin sol , neyin komunizm neyin kapitalizm olduğu pek de kolay anlaşılmayan bir propaganda savaşına dönüşen bir dünyayı anlatan bir roman.

Read more

Hayırsız Ada

İstanbul göklerinde Halley kuyruklu yıldızının[2] görülmesiyle birlikte halk arasında büyük bir panik de yaşanmış. 1910 yılının Mayıs ayının on sekizinci günü yeniden ortaya çıkan kuyruklu yıldız dünyaya o kadar yakın geçiyormuş ki, bunun kıyamet habercisi olduğunu ileri sürenler mabetlere toplanarak dua ediyorlarmış..

İşte bu dünyanın sonunun geldiğini düşünen insanların günlük yaşamına bir de Abdülhamid’i tahttan indirerek idareyi ele alan İttihat ve Terakki’nin şehri modernleştirmek adına sokak köpeklerini toplatma kampanyası hiç de beklenilen etkiyi yaratmamış.[3] Valilik emriyle sokaklarda görülen tüm köpekler akla haayale gelecek en ilkel yöntemlerle toplanarak Sivriada’ya gönderiyormuş. Şehrin sokaklarının köpeklerden temizlenmesi için sürdürülen bu kampanya daha önceleri de uygulanmış. II. Mahmud ve Abdülaziz dönemlerinde biraz da yabancıların telkiniyle padişahlar, belirli dönemlerde bu kararları almışlar ama, halk arasında çıkan uğursuzluk söylentileri yüzünden de sağ kalan köpekleri geri getirmek zorunda kalmışlar. Bazı kültür tarihçilerinin anlattığı kadarıyla bu kampanyalardan para kazananlar da hiç az değilmiş.

Read more